MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ile izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı Talebinin Özeti:
Davacı vekili, iş akdinin işveren tarafından haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, izin ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş akdinin davacının hamile olması nedeniyle değil ekonomik nedenlerle feshedildiğini, fesih esnasında davacının hak kazandığı tüm alacakların ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin işveren tarafından davacının hamile olması nedeniyle kötü niyetli ve haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatları yanında kötü niyet tazminatına da hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında, davacının kötü niyet tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık vardır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 17/5 maddesi uyarınca “18. maddenin 1. fıkrası uyarınca bu kanunun 18, 19, 20 ve 21. maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir”. Bu açıklamaya göre, iş güvencesi kapsamında kalan işçi, kötüniyet tazminatı olan, bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat isteyemez.
Somut uyuşmazlıkta her ne kadar mahkemece iş akdinin işveren tarafından davacının hamile olması nedeniyle kötü niyetli olarak feshedildiği gerekçesiyle, kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmişse de davacının iş güvencesi kapsamında olup olmadığı araştırılmamıştır. Zira, yukarıda da belirtildiği üzere işçinin kötü niyet tazminatına hak kazanabilmesi için iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaması gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, kötü niyet tazminatına hak kazanmak için iş güvencesi kapsamında olmamak gerekir.
Mahkemece, davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağı (davacının iş güvencesi kapsamından olup olmadığı) araştırılmalı ve sonucuna göre kötü niyet tazminatı talebi hakkında bir karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile kötü niyet tazminatı talebinin yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy