MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ile izin ücreti, genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı Talebinin Özeti:
Davacı vekili, iş akdinin emeklilik nedeniyle davacı tarafından feshedildiğini, davacının davalı ... Bakanlığına bağlı hastanede değişen taşeron şirketler nezdinde temizlik işçisi olarak çalıştığını ileri sürerek, kıdem tazminatı ile izin ücreti, genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti alacaklarını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davacı ile Bakanlık arasında bir hizmet ilişkisinin bulunmadığını, davacının diğer davalı şirketin işçisi olduğunu, Bakanlığın ihale makamı olduğunu, talep edilen alacaklardan diğer davalı şirketin sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin emeklilik nedeniyle davacı tarafından feshedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosya kapsamından, dava dilekçesinde davalı ... yanında "...." ünvanlı bir şirket davalı olarak gösterilmiştir. Dava dilekçesi ve duruşma günü bu şirkete tebliğe çıkartılmış ancak tebliğ edilememiştir. Karar başlığında da söz konusu şirket davalı olarak gösterilmiştir.
Davalı ... tarafından dosyaya sunulan hizmet alım sözleşmelerine dair bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı ... tarafından açılan temizlik işlerine ait son hizmet alım ihalesini ... ve Sos. Hiz. Tem. Taş. İnş. ... ile ...l Hiz. ... ünvanlı iki şirketten oluşan bir iş ortaklığının kazandığı, dolayısıyla son alt işverenin bu iş ortaklığı olduğu, bu iş ortaklığının hukuki olarak bir adi ortaklık olduğu, dava dilekçesinde ve karar başlığında gösterilen "..." ünvanlı bir şirketin hizmet alım ihalelerine katılmadığı anlaşılmıştır.
Adi ortaklık müessesesini düzenleyen yasa hükümleri gereği, davada taraf sıfatı adi ortaklığı oluşturan gerçek ve/veya tüzel kişilere ait olup, somut olayda iş ortaklığını oluşturan her iki şirketin de davada davalı olarak yer alması gerekmektedir.
Bu nedenle, iş ortaklığını (adi ortaklığı) oluşturan yukarıda ticaret ünvanları yazılı şirketlerin adresleri tespit edilerek, her iki şirkete de ayrı ayrı dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeli, bu şekilde taraf teşkili sağlanmalı, davalı iş ortaklığını oluşturan şirketlerin savunma haklarını tam olarak kullanabilmeleri için gerekli usulü işlemler yapılmalı, yargılamaya bu şirketlerin katılımı ile devam olunmalıdır.
İş ortaklığını oluşturan şirketlerin savunma ve hukuki dinlenilme hakları ihlal edilerek, yargılamaya bu şirketlerin yokluğunda devam edilerek karar verilmesi hatalı olup kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de, davacı işçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair bir yazının işverene bildirildiği ispat edilemediğinden hüküm altına alınan kıdem tazminatına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken fesih tarihi olan 20/08/2013 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.