MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi, davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15/05/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat ... geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait eğitim kurumunda İngilizce, Almanca ve Türkçe öğretmeni olarak 15.12.2006-09.12.2012 tarihinde çalıştığını, alacakları ödenmeden öğrencilerinin huzurunda hakaret edilerek işten çıkarıldığını, müvekkilinin 3.300,00 TL olan maaşının son 11 aydır 933.50 TL olarak ayda 2,366.50 TL eksik ödendiğini, davalı kurumun dershane olduğunu, mesai saatlerinin sabah saat 11:00 gibi başlayıp gece saat 22:00-23:00'e kadar sürdüğünü, dini bayramlar hariç tüm resmi tatillerde çalıştığını ileri sürerek; kıdem, ihbar ve manevi tazminat ile maaş, fazla mesai, genel tatil, hafta tatili ücretleri ile mahrum kaldığı işsizlik maaşı alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının, müvekkil şirkette 14.02.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, 04.03.2013 tarihinde tebellüğ ettikleri ihtarname ile iş sözleşmesini kendi isteği ile feshettiğini, aylık brüt ücretinin 1.188,95 TL olduğunu, maaşının her ay banka hesabına yatırıldığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kıdem ve ihbar tazminatlarıne hak kazanmadığını, davacı ile eşi arasında devam etmekte olan ... 2. Aile Mahkemesi'nin 2011/806 E. sayılı dosyasında yapılan sosyo-ekonomik araştırmada, davacının 22.11.2011 tarihinde emniyet görevlilerine brüt maaşının 1,238.00 TL olduğunu beyan ettiği, davacının eski eşinden yoksulluk nafakası alabilmek için kendi isteği ile müvekkili şirketten ayrıldığını, davacı tarafın mesai saatleri ilgili iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, T.C.... Bakanlığı'nın Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin 10. maddesinde çalışma saatlerinin gösterildiği, bu hususta sıkı denetimlerin yapıldığını, müvekkili şirketin bu hususta şimdiye kadar hiçbir uyarı almadığını, aynı yönetmeliğin ilgli maddesinde ulusal bayram ve genel tatillerde eğitim ve öğretim yapılamayacağının düzenlendiğini, bu nedenle davacının milli ya da dini bayramlarda çalışmasının da söz konusu olmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı hususu, taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece; davacının işine haklı bir neden olmaksızın son verilmesine karşın, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı gerekçesi ile ihbar tazminatına hak kazanmadığı kabul edilmiş ve talebin reddine hükmedilmiştir.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas - 2018/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştıkları kabul edilmiştir.
Ne var ki, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca belirli süreli iş sözleşmelerinin yazılı olması gerekir. Dosya içerisinde, davacı ile davalı arasında imzalanan yazılı herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığı gibi ... Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün mahkemeye hitaben yazdığı 27.06.2013 tarihli cevabi yazıda, davalı nezdinde davacının isminde müdürlüklerinden atamalı çalışanın bulunmadığının saptandığı belirtilmiştir.
Tüm bu hususular birlikte değerlendirildiğinde, ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3- Dava dilekçesinde, davacının maaşının 3.300 TL olduğu ve son 11 ay maaşının 933,50 TL olarak ödendiği ileri sürülerek alacak talebinde bulunulmuştur.
Her ne kadar yerel mahkemece talebin kabulüne karar verilmiş ise de, hükme esas bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, davacının aylık ücretinin net 1.437,93 TL olduğu kabul edilmiş olup, 11 aylık toplam alması gereken ücret miktarı net 15.817,23 TL'dır.
Davacının, dava dilekçesindeki beyanının kendisini bağlayacağı dikkate alınarak, ilk önce (933,50 TL x 11 ay olmak üzere) toplamda 10.268,50 TL yukarıdaki tutardan çıkarılmalıdır. Daha sonra iş ilişkisinin sona erdiği 09.12.2012 tarihinden sonra gerçekleştirilen ödemeler (15.01.2013, 14.02.2013, 14.03.2013, 15.04.2013 tarihinde gerçekleştirilen ve hükme esas bilirkişi raporunda belirtilen) mahsup edilmelidir.
Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
4- Davacı tarafından dosyaya sunulan ders programı dökümü incelendiğinde bazı genel tatillerde ders olmadığı görülmektedir. Davacı tanıkları, ders saati dışında davalıya ait işyerinde bulunma zorunluluğu olmadığını söylemişlerdir.
Davacının sunduğu belgenin kendisini bağlayacağı dikkate alınarak, genel tatil ücretinin bu belgeye göre yeniden değerlendirilmesi ve belge bulunmayan dönem için yine tanık beyanları ile sonuca gidilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.630.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.