MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili,müvekkilinin 29.07.2013 tarihinden itibaren ... Sözleşmesi ... Hatlarının iyileştirilmesi: inşaat, elektrik ve...davalıların oluşturmuş olduğu ortak girişimin ... ofisi/şantiyelerinde çevre denetçisi olarak çalışırken 17.10.2014 tarihinde haklı ve de geçerli bir neden olmaksızın iş akdinin işveren davalı tarafından feshedildiğini, feshe gerekçe olarak “işlerin azalması ve organizasyon değişikliği” gerekçe gösterildiğini, projenin yapımı için ...Alt Yapı Yatırımları Müdürlüğü ... ortak girişimi ile sözleşme imzaladığını, ... ortak girişimini oluşturan şirketlerin yabancı menşeili olduğunu, 3 ve 4. Nolu davalı şirketlerin de yasal olarak bu şirketlerin Türkiye’de faaliyet gösterebilmeleri için kurulmuş şirketler olduğunu, ayrıca... ortak girişiminin 3 nolu davalı şirket ile aralarında alt işveren asıl işveren ilişkisinin bulunduğunu, bu nedenle işe iade davasından ve bunun sonuçlarından müteselsil sorumlu olduklarını, müvekkilinin projenin zamanında bitirilebilmesi için yasal çalışma saatlerinin çok üzerinde çalıştığını, müvekkilinin yürüttüğü işlerde bir azalma değil esaslı şekilde artış olduğunu, işverenin fesih gerekçesinin tamamen asılsız ve gerçek dışı olduğunu, proje bitiş tarihinin en erken 2016 yılının sonu olduğunu, müvekkilinin proje sonuna kadar çalıştırılmasının Çevre Kanunundan kaynaklı yasal zorunluluk olduğunu, hiçbir organizasyon değişikliğinin yasal zorunluluğun önüne geçemeyeceğini, fesih gerekçesinin soyut olduğunu iddia ederek feshin geçersizliğine ve davacının işine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı işçinin .... – .... ortak girişiminde çalıştığını, .... Türkiye Şubesinin ise ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu, yürütülen projenin alt taşeronu konumunda olduğunu, bu sebeple .... Türkiye Şubesi aleyhine açılmış davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacı işçinin çevre denetçisi olarak 29.07.2013-17.10.2014 tarihleri arasında çalıştığını, projenin geldiği aşama nedeniyle işletmesel kararla bazı pozisyonlara ihtiyaç kalmadığını, bu kapsamda çevre denetçisi olarak istihdam edilmiş bulunan davacının ifa ettiği hizmette ihtiyacın ortadan kalkması nedeniyle çıkış işleminin gerçekleştirildiğini, başka bir bölümde değerlendirilmesi ve istihdam edilmesi olanağının bulunmadığını, fesih işleminin geçerli ve haklı nedenlere dayanmakta olduğunu, davacı yerine başka bir kimsenin istihdam edilmediğini, fesih işleminin keyfi olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davayı işyerine fesih tarihi itibariyle 6 ay öncesi ve 6 ay sonrasında işyerine toplam 138 işçinin işe alındığı, 292 işçinin işten çıkarıldığı, buna ek olarak işyeri dava dosyasına sunulan, 17.04.2014-17.4.2015 tarihleri arasındaki döneme (Fesihten 6 ay öncesi ve sonrası dönem) ilişkin işe alınan işçilerin hangi görevle hangi departmanlara alındığını gösteren listeye göre, davacı işçinin çalışmış olduğu pozisyon olan “Çevre Denetçisi” pozisyonuna işçi alınmadığı, buna ek olarak davacı işçinin görev tanımı incelendiğinde istihdam edilebileceği başkaca bir pozisyon bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (04.04.2008 gün ve 2007/29752 Esas, 2008/7448 Karar sayılı ilamımız).
İşçi fesihte sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür (m. 20/f.2). İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz. (Dairemizin 01.12.2008 gün ve 2008/6294 Esas, 2008/32601 Karar sayılı ilamı).
Gerek işverenin geçerli sebebin varlığı gerekse işverenin gösterdiği sebep dışında bir sebeple dayandığı ileri sürülmesi durumunda bu vakıalar bir hukuki işlem olmadığından takdiri delillerle ispatı mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar davacının iş akdi pozisyonuna ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle feshedilmiş ise de davalı işyerine fesihten sonra yeni personel alındığı, davacıya eğitim verilerek veya gerekirse alt bir pozisyon teklif edilerek işyerinde çalışmasının devam için gerekli araştırmanın yapıldığına dair dosya içinde belge bulunmadığı, dolayısıyla feshin son çare olması ilkesine uyulduğunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla davanın kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
F)Sonuç:
Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının İŞİNE İADESİNE,
3-Davacının kanunî sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 1.800 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 612.20 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 15.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy