MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi, davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22/05/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Şirkette 18/05/2007 tarihinde çalışmaya başladığını, en son aylık net ücretinin 1.800 TL olduğunu, uzaktan akrabası olan... isimli işçinin işyerinden habersiz olarak bir kısım perde ürünlerini şirket dışına çıkartarak kendi adına sattığının ortaya çıkması üzerine davalı Şirket yetkilileri tarafından müvekkiline istifa etmesi için baskı yapıldığını, müvekkili hakkında da savcılığa suç duyurusunda bulunulacağının söylendiğini, müvekkilinin de baskılara boyun eğerek istifa dilekçesi verdiğini, ancak istifanın gerçek iradesini yansıtmadığını, istifa etmesini gerektirecek özel bir nedenin bulunmadığını, davalı işverence iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının haklı neden bulunmadan istifa ederek iş akdini feshettiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, fazla çalışma ücreti alacağı talep etmesine rağmen aylık ücret bordrolarının hiçbir ihtirazı kayıt koymadan imzaladığını, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını, bütün maaş ödemelerinin düzenli olarak yapıldığını ve herhangi bir ücret alacağı bulunmadığını, yıllık izinlerini kullandığını, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek ve savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak Davacının baskı ile istifa dilekçesi alındığı iddiasını ispat edemediği, ancak yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre işçinin haklı nedenle fesih nedenleri mevcut iken buna uygun olarak iş akdini feshedeceği sırada iradesinin fesada uğratılarak istifa dilekçesi alınması durumunda, istifaya geçerlilik tanınmayacağı, istifa dilekçesinde genel bir içerik taşıması durumunda, dava dilekçesinde somut sebeplerin belirtilebileceği, buna göre davacının istifa dilekçesinde herhangi bir sebep bildirmediği, dava dilekçesinde ise fazla çalışma ücretlerinin, bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini belirttiği ve yapılan yargılama sonucunda davacının fazla çalışma ücreti ile bayram ve genel tatil ücret alacağının bulunduğu anlaşıldığından davacı tarafından verilen istifa dilekçesinin haklı nedenle fesih beyanı olarak kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle fazla çalışma alacağının taraf tanık beyanlarına dayanarak hesaplandığının anlaşılmasına göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının yıllık ücretli izin alacağı hesabı uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nda kural olarak işçilik alacaklarının çıplak ücret üzerinden hesaplanacağı düzenlenmiş, istisna olarak da giydirilmiş ücretten hesaplanacak hak ve alacakları belirlemiştir. 4857 sayılı Kanun hükümlerine ve Dairemizin müstekâr içtihatlarına göre yıllık ücretli izin alacağı çıplak ücret üzerinden hesaplanmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; hükme dayanak bilirkişi raporunda yıllık ücretli izin alacağı giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmıştır. Açıklanan nedenlerle izin hesabına esas alınan ücret hatalı olduğundan izin alacağının yazılı şekilde kabulü isabetsizdir.
3-İş hukukunda çalışma olgusunu, bu kapsamda fazla mesai yaptığını, tatillerde çalıştığını iddia eden işçi, karşılığı ücretin ödendiğini de işveren kanıtlamalıdır.
Fazla ve tatillerde çalışma her türlü delille kanıtlanabilir. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Diğer taraftan 6100 HMK.’un tanıkla ilgili hükümleri incelendiğinde, 240/1 maddesinde, “davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir”, 250. maddesinde “tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir” kuralına ve 254. maddesinde ise “dinleme sırasında öncelikle tanıktan adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı, tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı sorulur.” kuralına yer verilmiştir.
Dairemizin istikrarlı uygulaması gereği, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına kural olarak itibar edilmemesi gerekir. Bu beyanların diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek, sonuca gidilmesi gerekir.
Hükme esas bilirkişi raporunda fazla mesai ücret alacağı hesaplanırken, davacı tanık anlatımları delil olarak değerlendirilmiştir. Oysa davacı tanığı olarak dinlenen işçiler aynı şekilde davalı aleyhine dava açan kişilerdir.
Tanıkların konumu, tanıklıklarına duyulacak güveni etkileyecek durumdadır. Bu nedenle somut olayın özelliğine göre tanıklıklarına itibar edilemeyebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları tanıklarının beyanına dayalı olarak kabul edilmiştir. Bu tanıklar davalı aleyhine dava açan kişilerdir. Beyanlarını destekler başkaca yan delil de bulunmadığından, Mahkemece ispatlanamayan ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının reddi gerekirken aksi yönde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.630.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy