MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, prim farkı alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/10/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 18/04/2005 tarihinden itibaren süpervizörü ve satış müdürü olarak davalı Şirkette çalışmakta iken 04/06/2010 tarihinde iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ve ... 2. İş Mahkemesi’nin 2010/800 E. sayılı kararı ile feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verildiğini ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin süresi içerisinde ihtarname göndermesine rağmen işe başlatılmadığını işe iade kararı sonrası ödenmesi gereken tutarın bir kısmının Ağustos 2012 tarihinde müvekkiline ödendiğini, bir kısmının ise ... İcra Dairesi’nin 2013/3839 E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibi ile tahsis edildiğini, ancak müvekkilinin yaptığı satışlarından kaynaklanan prim alacağının ödenmediğini, müvekkilinin davalı Şirket ile imzalamış olduğu 1804/2005 tarihli belirli süreli iş sözleşmesinin ve 26/08/2005 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin 8.maddesine göre işgören 6 ay süreyle şirketçe belirlenen ücret ve yapılan ücret zamlarına göre ücretini alır altıncı aydan sonra iş yerinde hizmet sözleşmesi devam ederse kendisine ücret ve işverence imzalanmış olan ikramiye planına dahil olmayan hak kazanır davalı Şirketin internet sitesinde de toplam ücretin maaş + prim şeklinde hesaplanacağının kabul edildiğini, müvekkilinin 2009 yılının 4. çeyreğinde alması gereken primi alamadığını, 2009 yılının son çeyreğinde gerçekleştirdiği satışlara ilişkin prim hak etmiş olduğu halde davalı Şirketin bir sonraki sene faturaların yeniden sisteme girilerek prim hesaplamasının yapılacağını söyleyerek ödemediği 23.791,00 TL. ile bilirkişi incelemesi sonucu 01/01/2010-04/06/2010 tarihleri arasında gerçekleştirilen satışların ve bu satışlara ilişkin saptanacak 1.000,00 TL. prim alacağının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacıya tüm hak ve alacakları ödenmiş olduğundan öncelikle davanın reddine karar verilmesini, davacının da içerisinde bulunduğu reklam trafik güvenliği ve optik ürünleri departmanı çalışanlarının usulsüz etik olmadığı veya muvazaalı olduğundan şüphelenilen satışlarının satış primi hesaplaması dışında bırakıldığını, davacının satış müdürü olduğunu, reklam trafik güvenliği ve optik ürünleri departmanında 2009 yılının ikinci yarısında anılan departman çalışanlarının uygunsuz olabileceğinden şüphelenilen bazı ticari işlemler nedeniyle şirketin iç soruşturma süreci içine girdiğini, bu dönem içerisinde anılan departmana yönelik şirket yönetimince alınan karar uyarınca şirket içi soruşturma sonuçlanmadan reklam trafik güvenliği veya optik ürünleri departmanına ait 2009 mali yılının son çeyreğine ilişkin şüpheli olacak satışların çalışanların prim hesaplaması dışında bırakıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davalı işverenliğe ait işyerinde 18/04/2005 - 04/06/2010 tarihleri arasında süpervizörü ve satış müdürü olarak çalıştığı, taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 8. maddesine göre işçinin 6 ay süreyle şirketçe belirlenen ücret ve yapılan ücret zamlarına göre ücretini alır altıncı aydan sonra iş yerinde hizmet sözleşmesi devam ederse kendisine ücret ve işverence imzalanmış olan ikramiye planına dahil olmaya hak kazanacağı, davacının 2009 yılının 4. çeyreğinde alması gereken primi aldığının davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, davacı 2009 yılının son çeyreği ile 01.01.2010-04.06.2010 tarihleri arasındaki döneme ilişkin prim alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belge ve özellikle bilirkişi raporundan; uyuşmazlık konusu dönemde davacı ile benzer pozisyonda olanlara ve diğer çalışanlara primin %100 hedefinin üzerinde ödenip davacıya koruma planı çerçevesinde bu oranın %100 olarak uygulanmasından kaynaklı prim alacağının hesaplandığı, bu hesaplamada ise oranının %126 olarak belirlendiği anlaşılmış ise de, tespit edilen bu oranın nasıl belirlendiği hususunda açıklık bulunmamaktadır.
Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, prim hesabına esas alınan oranı denetlemeye elverişli bir ek rapor alarak sonuca gitmektir.
3-Ayrıca, yargılama safhasında alınan bilirkişi raporunda davalının ödediğini iddia ettiği 6.822,45 TL. nin 2009 yılı son çeyreğine ilişkin hesaplanan miktardan mahsup edildiği, bilahare davacının ibraz ettiği bordrolar ile “prim ve incetive” sütununun boş olduğu ileri sürülerek bu mahsuba itiraz etmesi üzerine ek rapor alındığı ve Mahkemenin de söz konusu miktarı mahsup etmeksizin bu alacağa karar verildiği görülmüş ise de, davacının itirazına esas bordroların 2009 yılının ilk çeyreğine ilişkin olduğu, dosya içeriğindeki 2009 yılı Kasım ve Aralık ayları bordrosunda “incentive” sütunun karşısında 6.820,00 TL.’lik tahakkukun bulunduğu görülmüştür.
O halde sözkonusu ödemeye ilişkin uyuşmazlığın konusu prim, 2009 yılının son çeyreğine ilişkin olduğundan, bu döneme ilişkin bordro ve tahakkukların değerlendirilerek ve gerekirse bu konuda tarafların beyanı alınarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davaya konu işçilik alacaklarına işletilecek faizin başlangıç tarihleri konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmesi durumunda, talep edilmek kaydı ile temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Bunun dışında dava veya ıslah tarihlerinden itibaren talep edilen miktarlarla sınırlı olarak faize karar verilmelidir.
Davacı kısmi olarak talep ettiği alacağını ıslah ile artırmıştır. Mahkemece dava ve ıslahtaki miktar ve tarihlere göre faiz başlangıç tarihi ve miktarlarının belirlenmesi gerekirken bu ayrım gözetilmeksizin hak ediş tarihlerine göre belirlemesi de isabetsizdir.
4-Hükmedilen miktarların brüt mü yoksa net mi olduğunun kararda gösterilmemesi de 6100 sayılı HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde mahal verebileceğinin düşünülmemesi de hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.