MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili müvekkili davacının harita mühendisi olduğunu, davalı ...'un diğer davalı ... Başkanlığının taşeronu olduğunu, davacının davalı ... ile sözleşme imzalamış olsa da davalı belediyeye bağlı olarak çalıştığını, davacı ile davalı ...'un 10.07.2013 tarihli davacının davalı ... Belediyesi .... Müdürlüğünde istihdam edilmek üzere iş sözleşmesi düzenlediklerini ve sözleşmenin bitim tarihinin 24.01.2014 olduğunu, sözleşme bittiği halde davacının davalı kurumda çalışmaya devam ettiğini ve davalı kurumun davacının fiilen çalışmasına karşın çalıştığı süreyi çıkışta gösterdiğini, tarafların 03.02.2014 tarihinde yeni bir sözleşme imzaladıklarını ve iş konusu aynı olan bu sözleşmenin sona erme tarihinin 31.12.2014 olduğunu, davacının davalı işyerinde çalıştığı sırada 21.12.2014 tarihinde davalı ... kentsel tasarım müdürünün davacıya sözleşmenin bitiminden sonra kendisi ile çalışılmayacağını, yeni bir sözleşme imzalamayacaklarını söylediğini ve iş akdini tek yanlı olarak feshettiklerini, davalıların davacı ile çalışmamam sebebini göstermediklerini, yazılı fesih bildirimi yapılmadığını ve davacıya iş arama izni verilmediğini, aynı zamanda davacının yaptığı işin konusunun da devam ettiğini, davacının yerine yeni eleman alındığını ve davacının iş akdinin feshinin haksız olduğunu iddia ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının kurumdaki işine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili; davacının belirli süreli işçi olarak çalıştığını ve bu sebeple iş güvencesi hükümlerinden faydalanamayacağını, akdinin haklı ve geçerli sebeple feshedildiğini, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, ayrıca 30 işçi koşulunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili davacının bir süre davalının ....Tasarım Müdürlüğünde görev yaptığını ancak belediye personeli olmadığını, diğer davalının personeli olarak çalıştığını, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının davalı ... ile imzaladığı sözleşmede sözleşme bitim tarihinin açık olarak düzenlendiğini, önce 6 aylık ve sonra 1 yıllık sözleşmeler imzalandığını, belirli süreli sözleşmelerin sona ermesi ile taraflardan birinin fesih bildiriminde bulunmasına gerek olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece sigorta kayıtlarından davacının iş sözleşmesinin 31.12.2014 tarihinde sonla erdiği, davanın 26.01.2014 tarihinde yasal süre içinde açıldığının anlaşıldığı davalı işyerinde çalışan sayısı bakımından yasada öngörülen 30 işçi sayısının her iki davalı gözönüne alınmak gerektiğinden 30 işçinin çok üzerinde olduğu, davacıya ihtiyaç kalmadığı savunmasına itibar edilmediği, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ispat yükünün yerine getirilmediği gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız).
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta davacı dava dilekçesinde 21.12.2014 tarihinde işyerinde çalışmaktayken sözleşmenin bitiminden sonra kendisiyle çalışmayacaklarının söylenerek iş sözleşmesinin feshedildiğini beyan etmiştir. Dava 26.01.2015 tarihinde açılmıştır. Bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmadığından davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalıların yaptığı 300.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.800 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 16/06/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.