MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacılar murisi ...'nın 08/11/2006-04/12/2011 tarihleri arasında davalı şirkette uluslararası tır şoförü asgari ücret + sefer primi ile çalıştığını, aylık ortalama 2-2.5 sefer yaptığını ve sefer başına 450-500 Euro sefer primi verildiğini, iş akdinin ölüm sebebiyle sona erdiğini ve kıdem tazminatının salt asgari ücret üzerinden ödendiğini, murisin tüm bayram ve genel tatillerde çalıştığını ancak ücretinin ödenmediğini yıllık izinlerini kullanmadığını, 01.01.2008 tarihinden itibaren asgari ücret tutarlarının sefer priminden kesildiğini ve ödenmediğini ileri sürerek; kıdem tazminatı ile yıllık izin ve genel tatil ücretleri ile ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, davacılara murisin hak kazanmış olduğu kıdem tazminatının ödendiğini, sefer primi adı altında bir ödeme yapılmadığını, davalı iş yerinde bayram ve genel tatillerde çalışılmadığını ve murisin yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dava dilekçesinde müteveffa ...'nın mirasçıları oldukları ileri sürülerek; ... ve kendi adına asaleten, ... adına ise velayeten ... tarafından Av. ...'a vekalet verilerek dava açıldığı saptanmıştır.
Dosya içerisinde mirasçılara ait veraset ilamı bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde bahsi geçen kişilerin müteveffa ...'nın mirasçıları olup olmadıkları tespit edilemediği gibi bu kişiler dışında müteveffanın başka mirasçısı bulunup bulunmadığı da anlaşılamaktadır. Ayrıca kabule göre de, mütevefanın mirasçısı olduklarını belirtilen kişilerin tamamının gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi de hatalıdır.
Mahkemece; veraset ilamı getirtilip, müteveffanın mirasçıları tespit edilmeksizin ve davacıların tamamı gerekçeli karar başlığında gösterilmeksizin, yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
2- Gerekçe - hüküm çelişkisi 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Bu husus 6100 sayılı HMK. nun 298/2. maddesinde de “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” şeklinde özellikle düzenlenmiştir.
Mahkemece, kararın gerekçesinde; davacının, sabit ücret ve sefer primi ile birlikte aylık ortalama 2.217,15 TL net ücret ile çalıştığı kabul edilmiştir. Mahkemenin kabulünde olan bu tutar davacıya ait yurda giriş ve çıkış kayıtları getirtilmeden önce düzenlenen ve davacının ayda 2 sefer yaptığı kabulü ile hesaplanan kök bilirkişi raporundaki ücret miktarıdır. Oysa ki, mahkemece hüküm altına alınan kıdem tazminatı tutarının, davacıya ait yurda giriş ve çıkış kayıtları getirtildikten sonra ayda 1,5 sefer yaptığı kabulü ile ücret miktarının tespit edildiği ek bilirkişi raporundaki tutar olduğu saptanmıştır.
Bu şekilde, gerekçe-hüküm çelişkisi yaratılmıştır.
Sonuç olarak, Mahkemece 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına ve HMK.’nun 298/2. maddesine aykırı karar verilmesi isabetsizdir.
3- Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesi uyarınca herhangi bir şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde tüm talepler hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmelidir.
Dava dilekçesinde sefer primi alacağı talep edilmiş olup, hüküm sonucunda bu alacak talebinin açıkça reddedildiği belirtilmeksizin sanki hüküm altına alınan alacaklarda fazlaya ilişkin istemlerin reddedildiği anlamı çıkacak şekilde "fazlaya ilişkin talebin reddine" şeklinde karar verilmesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy