MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 02/01/2014 tarihinde işe girdiğini, iş sözleşmesinin haksız ve kötü niyetli olarak sona erdirildiği 30/09/2014 tarihine kadar..." olarak çalıştığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin 30/09/2014 tarihinde ortada hiçbir neden olmadan haksız ve kanunsuz bir şekilde davalı şirket tarafından sona erdirildiğini, müvekkilinin en son aylık 7.500,00 TL/Brüt ücret aldığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesinde; " İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır." hükmüne yer verildiğini, davalı işverenin fesih bildiriminde hiçbir haklı nedene dayanmadan müvekkilinin iş sözleşmesini sona erdirildiğiniiddia ederek işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların hem gerçeğe aykırı olduğunu, hemde birbiri ile çeliştiğini, dilekçede davacının yazılı savunasının alınmadığı ve bu nedenle feshin geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de, feshin davacının verimliliği veya davranışları ile ilgili olmayıp, savunmasının alınması gerektiren bir feshin söz konusu olmadığını, davacının, Ağustos/Eylül aylarında işyeri yönetimine birkaç kez ayrılmak istediğini bildirdiğini ve nihayetinde 30/09/2014 günü yazılı bir dilekçe ile başvurarak istifasını kesin olarak bildirdiğini, davacı tarafça bu dilekçenin davalı işveren tarafından dikte ettirildiği ve geçersiz olduğunun ileri sürüldüğünü, davacının eğitimi, bilgisi, tecrübesi ve görevi göz önüne alındığında bu iddianın gayriciddi olduğunu, davacının fesihler ve sonuçları konusundaki bilgi ve tecrübesini kötüye kullanarak, 9 aylık bir hizmet süresine karşı, haksız ve yüksek tazminatlar alma çabasında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının, kendi isteği ile verdiği dilekçede işyerinden istifa ettiğini bildirdiği, istifaya yönelik iradesinin sakatlandığına dair herhangi bir delil de ibraz edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Uyuşmazlık konusu işe iade davasının davacı tarafından 4857 Sayılı Yasa' nın 20.maddesi gereği 1 ay içerisinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, dava dilekçesinde davacının iş akdinin 30/09/2014 tarihinde sona ereceğinin ve o güne kadar çalışacağının davacıya 13/08/2014 tarihinde bildirildiğini iddia ettiği, davacı vekilinin bu iddiası ile fesih tarihinin 13/08/2014 tarihi olduğunu ikrar ettiği, dolayısıyla davanın fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde açılmadığı, bu nedenle mahkemece davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın esasına girerek karar verildiği anlaşılmakla hatalı olan kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 150.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.800,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 15.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.