MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirkette 10.06.1999-31.12.2011 tarihleri arasında yurt içi otobüs şoförü olarak asgari ücret + sefer primi ile çalıştığını, iş akdinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini, günde ortalama 12-13 saat çalışmasına karşın fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, genel tatillerde de çalışmasını sürdürdüğünü ancak karşılıklarının ödenmediğini ve yıllık izin ücreti alacağı da bulunduğunu ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla mesai ve genel tatil ücretlerinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini, davacının ihbar önelini ve yıllık izinlerini kullandığını, KTK'na göre günlük araç kullanma sürelerini aşmadığını, genel tatillerde çalışması halinde ücretlerinin ödendiğini ve talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Hizmet süresi taraflar arasında ihtilaf konusudur.
Davacı işçi, 10.06.1999-31.12.2011 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığını ileri sürmüştür.
Davalı işveren ise; bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, davacının çalışmasının kesintili olduğunu ve sigortalı hizmet cetvelindeki çalışma sürelerinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Çalışma olgusunu ispat yükü işçiye aittir. Dolayısı ile davalı işverenin, hizmet süresinin kesintili olduğu yönündeki savunmasını ilk kez rapora itirazda dile getirmesi, savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilemez.
Her ne kadar mahkemece; davacının, 10.06.1999-31.12.2011 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kabulü ile işçilik alacakları hüküm altına alınmış ise de, ispat yükü üzerinde olan davacı işçinin çalışmanın kesintisiz olduğunu ispatlayamadığı dikkate alındığında, sigortalı hizmet cetveline göre davacının, 10.06.1999-05.11.1999 ve 28.06.2000-31.12.2011 tarihleri arasında davalı nezdinde kesintili çalıştığının kabulü ile kıdem tazminatı dahil tüm işçilik alacaklarının buna göre hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şelilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
3-Dava dilekçesinde bu yönde bir iddiada bulunulmamasına ve taraf tanıklarının beyanlarında da bu hususta herhangi bir ifade yer almamasına karşın, giydirilmiş ücret hesabına servis ücretinin de eklenerek hesaplama yapılması yerinde değildir.
4-Hükme esas bilirkişi raporu incelendiğinde; davacının ücret miktarı tespit edilirken, bordrolarla son 1 yılda ödenen harcırah (prim) ödemeleri toplamının hatalı hesaplandığı dolayısı ile hesaplama esas ücret miktarının da yanlış tespit edildiği saptanmıştır.
Kararın bu yönü ile de bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.