MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ücret alacağı, asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı; davalı şirkette 27/04/2004-22/11/2012 tarihleri arasında çalıştığını, en son görevinin vardiya amirliği olduğunu, iş akdinin 22/11/2012 tarihinde feshedildiğini, davacının 22/11/2012 tarihli ihtarnameyi davalıya gönderdiğini, işçilik alacaklarını talep ettiğini, ihtarnamenin davalı tarafa 23/11/2012 tarihinde tebliğ edildiğini, bunun üzerine davalının işyeri değişikliğini içeren 19/12/2012 tarihli ihtarnameyi davacıya tebliğ ettiğini, davalının bu ihtarnameyi davacının ihtarnamesinden sonra gönderdiğini, davalı tarafın daha sonra 28/12/2012 tarihli fesih ihtarnamesini gönderdiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, ücret alacağı, asgari geçim indiriminin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı; davacının işyerinde 27/06/2004-27/12/2012 tarihleri arasında çalıştığını, ilk önce temizlik görevlisi olarak 29/07/2012 tarihinden itibaren Temizlik Hizmetleri şefi olarak çalıştığını, davacının merkez ofisten,... projesine atandığını, davacının atandığı projede göreve başlamadığını, devamsızlık tutanaklarının düzenlendiğini, iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, 45 saatin üzeri çalışma yapılmadığını, fazla mesai yapılınca ek ücretin ödendiğini, davacının tazminat alacak hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ nın 141. Maddesinde “ yargı kararlarının gerekçeli yazılması” emredilmiştir.
Bu Anayasal zorunluluğunun yansıması sonucu düzenlenen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi içermesi,
hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ve bu karara uygun şekilde düzenlenen HMK. nun 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda;
Mahkemece kararın gerekçe kısmında hem davacının iş akdinin haksız olarak feshedildiği hem de iş akdinin davalı işverenin haksız eylemi sonucu davacı tarafından eylemli olarak feshedildiği yazılmıştır. Gerekçeli karar kendi içinde çelişkili olup, hükmün sair yönlerden incelenmeksizin bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.