MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde 15/10/2007-05/03/2010 tarihleri arasında yurtdışı şantiyelerde tercüman olarak çalıştığını, davalının kendisini izne çıkardığını ve yeniden işe başlatmadığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini savunarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının şirkette güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davacının kendisinin tek taraflı olarak sona erdirdiğini, imzalı istifa dilekçesi sunduğunu, davacının beyan ettiği çalışma saatlerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, çalışan bir işçinin hiç bir neden göstermeksizin işten istifa ederek ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının savunmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı alacağının kabulüne, yıllık izin ücreti talebinin kabulüne, fazla measi ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı vekili 30/10/2014 tarihinde ıslah dilekçesi vermiştir. Mahkemece, 13/11/2014 tarihinde yapılan duruşmada ıslah dilekçesi okunmuş ise de, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden ve ıslah dilekçesine karşı beyanlarını bildirmek üzere süre verilmeden, aynı celsede hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
Anayasal ve yasal bir hak olan "hukuki dinlenilme hakkı" ihlal edilerek davalıya ıslah dilekçesi tebliğ edilmeden hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....