MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/01/2011-13/01/2015 tarihleri arasında 1001200625244 sicil numarası ile çalıştığını, işe başladığı tarihte imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshedildiğini, yazılı herhangi bir fesih ihbarı yapılmadan ve hiç bir neden göstermeksizin feshedildiğini, iş akdinin sonlandırıldığını, davacının işyerinde görevlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacının işe iadesini, boşta geçen sürelere ilişkin ücret alacağının yanı sıra diğer hakların yasal faizi ile birlikte tahsilini, işe başlatmama halinde ise işe başlatmama tazminatının işverenden tahsilini, davacının 8 aylık ücreti tutarında 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının ödenmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirket arasında imzalanan sözleşme belirli süreli iş sözleşmesi olduğunu, davacının büro işçisi olduğunu, personel olarak ihtiyaç duyulmadığı için kendi rızası ile işine son verildiğini, hernekadar dava dilekçesinde yazılı fesih ihbarının yapılmamasından bahsedilse de davacıya yazılı fesih ihbarı yapıldığını, davacının bu ihbarı imzaladığını, bu yüzden açılan davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, herhangi bir fesih ihbarı yapılmadan ve hiç bir neden göstermeksizin iş akdinin sonlandırıldığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız).
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece davacının iş akdinin herhangi bir fesih ihbarı yapılmadan ve hiç bir neden göstermeksizin sonlandırıldığı kabul edilmiştir. Ancak dosyada yer alan fesih bildirimine göre; davacının iş akdinin 13.01.2015 tarihinde feshedileceği bildirilmiş, tebliğ tarihi olarak da 22.12.2014 tarihi yazılmıştır. Yukarıda yazılı normatif düzenleme uyarınca davacının fesih bildirimini ne zaman tebliğ aldığı hususunun açıklığa kavuşturularak davanın 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılıp – açılmadığının tayini gerekmektedir. Mahkemece fesih ihbarı yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy