MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 18/07/2011-13/04/2013 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, davacının çalışma talimatlarının E-5 karayolu üzerinde ... adresinde bulunan şirketin irtibat bürosundan aldığını, Türkiye’nin her yerine yük taşıdığını, davacının en son aylık net ücretinin 2.315,00 TL olduğunu, SGK’ya ücretin düşük gösterildiğini, günde 16 saat çalıştığını, tüm resmi tatillerde de çalıştığını, son ücretinin ödenmediğini, ayrıca önceki ay ücretlerinin de eksik ödendiğini, davacıya yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 20/07/2011- 13/042013 tarihleri arasında ... Nakliyat Taşımacılıktan başka bir firmaya naklinin yapıldığını, bu nedenle davanın nakil olduğu şirkete karşı açılması gerektiği, dosyadaki ücret hesap pusulası, fazla çalışma çizelgelerinde ve yurt içi harcırah bordrolarında davacının imzasının bulunduğunu, davacıya ödenen görev yolluklarının ücrete dahil olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 18/07/2011-13/04/2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde şoför olarak çalıştığı, bilirkişi tarafından takoğraf dökümünün dosyaya sunulduğu, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 14/09/2015 tarihli raporun usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 63'üncü maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Yasa'nın 41'inci maddesine göre fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalar olup, 63'üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Fazla çalışma ücretinin son ücrete göre hesaplanması doğru olmayıp, ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanması gerekir. Yargıtay kararları da bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 16.2.2006 gün 2006/20318 E, 2006/3820 K.). Bu durumda fazla çalışma ücretlerinin hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli olmaz. İstek konusu dönemler açısından da ücret miktarlarının tespit edilmesi gerekir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde, bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak buna göre tespiti gerekir. Ancak işçinin işyerinde çalıştığı süre içinde terfi ederek çeşitli unvanlar alması veya son dönemlerde toplu iş sözleşmesinden yararlanılması gibi durumlarda, meslek kuruluşundan bilinmeyen dönemler için ücret araştırması yapılmalı ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirmeye tabi tutularak bir karar verilmelidir.
Parça başına veya yapılan iş tutarına göre ücret ödenen işlerde, fazla çalışma süresince işçinin ürettiği parça veya iş tutarının hesaplanmasında zorluk çekilmeyen hallerde, her bir fazla saat içinde yapılan parçayı veya iş tutarını karşılayan ücret esas alınarak fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma ücreti hesaplanır. Bu usulün uygulanmasında zorluk çekilen durumlarda, parça başına veya yapılan iş tutarına ait ödeme döneminde meydana getirilen parça veya iş tutarları, o dönem içinde çalışılmış olan normal ve fazla çalışma saatleri sayısına bölünerek bir saate düşen parça veya iş tutarı bulunur. Bu şekilde bulunan bir saatlik parça veya iş tutarına düşecek bir saatlik normal ücretin yüzde elli fazlası fazla çalışma ücreti, yüzde yirmibeş fazlası ise fazla sürelerle çalışma ücretidir. İşçinin parça başı ücreti içinde zamsız kısmı ödenmiş olmakla, fazla çalışma ücreti sadece yüzde elli zam miktarına göre belirlenmelidir.
Mahkemece hükme esas alınan 14.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda, davacının ücret dışında ayrıca harcırah aldığı, sevkiyat belgelerinden bordrolarda belirtilenden daha fazla çalışma yaptığı, haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı belirtilerek hesaplama yapılmıştır.
Bu çalışma şekline göre, davacının sabit ücret ve harcırah ödemeleri karşılığında çalıştığı anlaşıldığından, fazla mesailerinin zamsız kısmını aldığının kabulü ile fazla mesainin sadece %50 zamlı kısmının hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.