MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, hatalı ve eksik inceleme mahsulü 30/10/2013 tarihli tutanak ile bu tutanak doğrultusunda düzenlenen 23/10/2013 tarihli inceleme teftiş sayılı işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, ... iş müfettişleri tarafından 23/10/2013, 28/10/2013 ve 30/10/2013 tarihleri arasında müvekkil şirketin ... adresinde bulunan .... isimli işyerinde teftiş yapıldığını, davalı... Müfettişleri tarafından inceleme sonucu tutulan tutanak ile bu tutanak doğrultusunda gönderilen yazının hatalı inceleme mahsulü olduğunu, fazla mesai alacağı olduğu tespit edilen işçilerin konumlarının değerlendirilmeksizin hatalı ve eksik bir tespit yapıldığını beyan ederek hatalı ve eksik inceleme mahsulü 30/10/2013 tarihli tutanak ile bu tutanak doğrultusunda düzenlenen 23/10/2013 tarihli inceleme teftiş sayılı işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili tebliğe rağmen davayı takip etmemişlerdir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, fazla çalışma yapılmadığı hususu, işçinin açacağı fazla çalışma alacağına ilişkin davada savunma olarak ileri sürülebileceği ve böyle bir davada değerlendirilebileceği, işçinin açacağı alacak davasında veya işverenin açacağı Menfi Tespit davasında fazla çalışma alacaklarının değerlendirilmesinin mümkün olduğu, aksi sabit olana kadar geçerli sayılan inceleme raporunun hatalı tespit içerdiği ispatlanamadığı gibi davacının hukuki yararı da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 92. Maddesine göre ise:
“91 inci madde hükmünün uygulanması için iş hayatının izlenmesi, denetlenmesi ve teftişiyle ödevli olan iş müfettişleri, işyerlerini ve eklentilerini, işin yürütülmesi tarzını ve ilgili belgeleri, araç ve gereçleri, cihaz ve makineleri, ham ve işlenmiş maddelerle, iş için gerekli olan malzemeyi 93 üncü maddede yazılı esaslara uyarak gerektiği zamanlarda ve işçilerin yaşamına, sağlığına, güvenliğine, eğitimine, dinlenmesine veya oturup yatmasına ilişkin tesis ve tertipleri her zaman görmek, araştırmak ve incelemek ve bu Kanunla suç sayılan eylemlere rastladığı zaman bu hususta .... Bakanlığı tarafından çıkarılacak ...Tüzüğünde açıklanan şekillerde bu halleri önlemek yetkisine sahiptirler.
Teftiş, denetleme ve incelemeler sırasında işverenler, işçiler ve bu işle ilgili görülen başka kişiler izleme, denetleme ve teftişle görevli iş müfettişleri ve işçi şikayetlerini inceleyen bölge müdürlüğü memurları tarafından çağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek; iş müfettişlerinin birinci fıkrada yazılı görevlerini yapmaları için kendilerine her çeşit kolaylığı göstermek, bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler.
Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir”.
Anılan yasal hükümler ile Çalışma ilişkilerini korumak ve geliştirmek, ortam ve koşullarını denetlemek görevi iş müfettişlerine verilmiştir. Buna göre iş müfettişleri işyerinde genel, kontrol ve inceleme denetimi yaparlar.
İşyerinde işin yürütümü yönünden çalışma hayatı ile ilgili tüm mevzuat hükümlerine ve işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından ise; işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin mevzuat hükümlerinin uyulup uyulmadığının tespiti, genel denetimdir. Genel denetim ise yargısal faaliyet olarak nitelendirilemez.
Kontrol denetimi ise, genel denetim sonrası (işin yürütümü veya işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin) mevzuata aykırılık ve eksiklik olarak tespit edilen olguların, verilen süre içinde giderilip giderilmediğini kontrol edilmesidir.
İnceleme denetimi, bir kişinin ya da kurumun başvurusu üzerine yapılan denetimdir.
6100 sayılı HMkK.’un 106/son maddesine göre ise Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.
Diğer taraftan 6100 sayılı HMK.’un 114/1.d maddesi uyarınca “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları” dava şartıdır. Aynı kanunun devam eden 115/2 maddesine göre ise “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”.
Dosya içeriğine göre davalı ...raporu, 7 işçinin şikayeti üzerine düzenlenmiştir. Bu hali ile raporun inceleme denetimi sonrası tanzim edildiği açıktır. Ancak burada raporun iptalinde taraf olması gereken şikayeti yapan ve 4857 sayılı İş Kanunu2nun 92. Maddesi uyarınca inceleme denetimi yaptıran ve işçilik alacakları belirlenen işçilerdir. Bu rapora karşı iptalin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92. Maddesi kapsamında itiraz olarak değerlendirilmesi ve başvuran işçilere taraf sıfatının verilmesi ve davanın yöneltilmesi gerekir. Bu nedenle davacı işverene davayı şikayet eden işçilere yöneltmesi için süre verilmeli, adı geçenlerin savunması alınmalı ve delilleri toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy