MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, bakiye süre ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 01/09/2002-09/12/2010 tarihleri arasında davalı işyerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile müzik öğretmeni olarak çalıştığını, son aylık ücretinin 5.000,00 TL brüt olduğunu, bir eğitim döneminde 12 cumartesi günü ücretli ek kurslar olduğunu, ... İş mahkemesi 2013/861 esas sayılı dosyasında işçilik alacaklarının karar altına alındığını, 09/12/2010 tarihinde iş sözleşmesi feshedilmesinden sonra davacının iş bulamadığını 01/04/2011-31/05/2011 tarihleri arasında İstek Vakfı Okullarında çalıştığını tüm çabalarına rağmen bu süre dışında iş bulamadığını, 01/04/2011/31/05/2011 tarihleri arasında İstek Vakfı okullarında çalıştığı dönemde düşük ücret aldığını bu nedenle bu dönem için fark ücreti ve diğer kısım için ise tam ücret olarak taleplerinin olduğunu iddia ederek, bakiye süre ücreti alacağının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, kısmi dava açılamayacağını, davacının iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiği için bakiye süre ücret alacağını talep edemeyeceğini, gece kulübünde solist olarak sahne alması konserler vermesi bu durumun öğretmen ve öğrenciler tarafından duyulması üzerine davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, başka yerde çalışması durumunda bu alacakların indirilmesi gerektiğini, davacının bilerek kazanmaktan kaçındığı yaralarında mahsubu gerektiğini, bordrosunda ücretinin ve ek ödemelerin gösterildiğini net ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının davalı ... kurumunda 01/09/2002-09/12/2010 tarihleri arasında müzik öğretmeni olarak çalıştığı, iş akdinin 09/12/2010 tarihinde davalı işverenlik tarafından sona erdirildiği, ancak taraflar arasında 01/09/2010-31/08/2011 tarihleri arasında geçerli belirli süreli hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davalı kurum eğitim kurumu olduğundan taraflar arasındaki sözleşmenin belirli süreli olarak kabulünün gerektiği, ancak davacının iş akdinin işverenlikçe haklı bir neden olmaksızın feshedilmesi nedeniyle bakiye ücret alacaklarını talep etmek hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki hizmet akdinin niteliği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Belirtmek gerekir ki eğitim ve öğretimin süreklilik arzetmesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesinde belirli süreli iş sözleşmesinin gerek ilk kurulmasında ve gerekse yenilenmesinde esaslı unsur aranması karşısında 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na göre çalışan yöneticiler ile öğretmenlerin, kısaca eğitim personelinin sözleşmelerinin belirli veya asgari süreli olup olmadıklarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira bir eğitim personeli bu kapsamda eğitim faaliyeti devam ettiği sürece çalıştırılmakta ve emekli olsa da iş sözleşmesi devam etmektedir. Bu çalışma 10 yılı aşan bir süreyi de kapsamaktadır.
Gerçekten eğitim personeli ile ilgili yazılı sözleşme yapılması hükmü değerlendirildiğinde bu sözleşmenin belirli süreli olmaktan çok asgari süreli iş sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerekir. Zira kanunun 9. maddesine göre “Kurumlarda çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile özel öğretim kurumunu temsil eden kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesi, en az bir takvim yılı süreli (Eğitim ve Öğretim yılı) olmak üzere yönetmelikteki esaslara göre yazılı olarak yapılmalıdır”. Buradaki en az bir takvim yılı ibaresinden açıkça bir asgari süre öngörüldüğü açıktır. Eğitim ve öğretim devam eden bir faaliyet olduğuna göre asgari süre iki yılda, üç yılda olabilir. O halde eğitim personeli ile yapılan sözleşmenin yasadan kaynaklanan asgari süreli iş sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir.
5580 sayılı ... Kanunu’ndan önce yürürlükte olan 625 sayılı kanunun 32/son maddesindeki hüküm olan “Süresi öğretim yılı içinde sona, eren sözleşmeler öğretim yılı sonuna kadar kendiliğinden yenilenmiş sayılır” hükmü 5580 sayılı kanununda yer almamıştır. Bu hüküm 5580 sayılı yasa döneminde eğitim elemanı ile yapılacak iş sözleşmesinin asgari süreli olduğunu ve ilk asgari süreli sözleşme düzenlenmesinden sonra, yeniden yapılmasının belirli süreli sayılmasını gerektirmediği gibi tekrar asgari sürenin kabul edilmediğini göstermektedir.
Asgari süreli sözleşmeler, tarafların bildirimli fesih haklarını asgari bir süre için ortadan kaldırdıkları belirsiz süreli sözleşmelerdir. Tarafların öngördükleri asgari sürenin bitimi ile sözleşme kendiliğinden sona ermemekte, sözleşme belirsiz süreli olarak devam etmektedir. Bu özelliği nedeniyle asgari süreli sözleşmeler belirli süreli olarak kabul edilmemektedir. Belirsiz süreli olarak kabul edilmelerinin nedeni tarafların sözleşmenin sona erme zamanını belirlememiş olmalarıdır. Belirsiz süreli kabul edildikleri için asgari süreli sözleşmenin işveren tarafından sona erdirilmesi halinde işçi şartları varsa iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir(..., H; İş Hukuku, 3.Bası,..., 2008, s.318).
5580 sayılı yasa kapsamındaki eğitim personeli için en az bir takvim yılı için yazılı sözleşme imzalanmaktadır. ... yılı devam ettiğinde eğitim personeli ile yasadan kaynaklanan yeni bir asgari süreli sözleşme imzalanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davacının kanun gereği imzalanan sözleşmelerle davalı işyerinde müzik öğretmeni olarak istihdam edildiği sabittir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre taraflar arasında imzalanan sözleşmenin belirli süreli sözleşme olarak kabulü mümkün değildir. Davacının hizmet akdi belirsiz süreli olduğundan talep konusu bakiye süre ücreti alacağının reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy