MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı; 01/04/2009 tarihinden 29/11/2013 tarihine kadar aylık en son 1.390 TL net ücretle davalı ... ve onun taşeron şirketlerinde işçi olarak çalıştığını, iş akdini emeklilik sebebiyle haklı olarak feshettiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, fazla mesai, genel tatil, hafta tatili, yıllık ücretli izin alacağının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı ... husumet itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket; davacının kendi bünyelerinde sadece 9 ay çalıştığını, en başından belediyenin işçisi sayılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ nın 141. Maddesinde “ yargı kararlarının gerekçeli yazılması” emredilmiştir.
Bu Anayasal zorunluluğunun yansıması sonucu düzenlenen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi içermesi,
hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ve bu karara uygun şekilde düzenlenen HMK. nun 298/2. Maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta;
Davacının dava dilekçesinde iş akdini emeklilik nedeniyle sona erdirdiğini iddia etmesine rağmen, mahkeme gerekçesinde davacının ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiği kanaatine varılmıştır.
Anayasa’nın 141/3. maddesi gereği hükmün gerekçesindeki fesih nedeni ile davacının iddia ettiği fesih nedeni örtüşmediğinden hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
2-HMK 280. maddesinin emredici hükmüne rağmen bilirkişi raporunun davalı ... Şirketi vekiline tebliğ edilmeden karar verilmesi davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlali olup hatalıdır.
3-Davalı şirket tanık deliline dayanmış; mahkeme, 27/08/2014 tarihli 3.celsede davalının yeterince tanığı dinlendiğinden başkaca tanık dinlenmesine yer olmadığına karar vermiştir. Ancak davalı şirket hiçbir tanığını dinletememiş, sadece davalı belediyenin tanıkları dinlenmiştir.
Tanık beyanları takdiri delillerdendir. Davanın konusu ve istekler dikkate alındığında sonuca etkilidir. Davalı şirketin tanıklarının “davalının yeterince tanığı dinlendiğinden” bahisle dinlenmemesine karar verilmesi de davalı şirketin hukuki dinlenilme hakkının ihlali olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre davalıların esasa yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy