MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde taraflar avukatınca temyizen incelenmesi davalılar avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.12.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece hükmün nasıl oluşturulacağı ve nasıl tefhim edileceği 6100 sayılı HMK. nun 297 ve 321. maddelerinde açıklanmıştır.
Hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki olması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK.na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK.nun 298/2. maddesine göre “ Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Mahkemece kısa kararda, davalılardan .... hakkında açılan davanın reddine dair bir hüküm oluşturulmamasına rağmen gerekçeli kararda bu Şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Keza, yasa gereği asıl olan UYAP kayıtlarında ücret alacağına ilişkin kısa kararda, “8.764,21 TL net ücret alacağının 7.000,00 TL'lik bölümüne dava tarihi olan 22.07.2013 tarihinden, 1.764,21 TL'lik bölümüne ıslah tarihi olan 17.12.2014 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde hüküm oluşturulduğu, dosyadaki fiziki hüküm özetinde ise ücret alacağı kısmında elle düzeltmeler yapıldığı ve gerekçeli kararın hüküm sonucunda da, “7.000,00 TL (taleple bağlı kalınarak) net ücret alacağının dava tarihi olan 22.07.2013 tarihinden bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı...Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde hüküm kurulduğu görülmekle, açık bir çelişkinin yaratıldığı anlaşılmıştır.
Bu nedenlerle gerekçeli kararda duruşmada tefhim edilen hüküm özetinden farklı hükümlere yer verilmesi 6100 Sayılı HMK. nun 298/2. maddesine açıkça aykırı olup, kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 13.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy