MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 2009 yılına kadar mobilya imalatı yapılan davalı işyerinde çalışmaya başladığını, 30/05/2013 tarihine kadar ustabaşı olarak çalştığını, davalı işyerinde çalışırken 05/06/2013 günü çağrılarak iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş akdinin işyerindeki kurallara uymaması, işi aksatması, iş arkadaşlarına sataşması ve ahlaka aykırı sözler sarf etmesi, 05/06/2013 tarihinde iş arkadaşı ile kavga etmesi, çalışma düzenini bozması nedeniyle feshedildiğini, davacının dikkatsiz ve özensiz çalıştığını, işyerini 10.000,00-TL'den fazla zarara uğrattığını, hurdaya atılması gereken malları kendi nam ve hesabına sattığını, davacının tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, davalı tanığı Zeki'nin beyanından olaya bizzat şahit olduğu ve usta başı olan davacının bir şey söylemesi ve davacının karşılık vermesi üzerine tartıştıklarını, kendilerinin ayırdığını söylediği, münferit bu olay dışında başkaca davacının işyeri düzenine aykırı davranışından bahsedilmeyeceği, davalı işverenin davacının iş akdini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı talebi kabul edilmiş, diğer işçilik alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır.
Sataşma, genel olarak hakaret, darp, kavga, tehdit şekillerinde karşımıza çıkmaktadır.
İşçinin işveren veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söylemesi, işverene yahut onun aile üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, bu yönde davranışlarda veya cinsel tacizde bulunması halinde de haklı fesih imkânı bulunmaktadır. Fesih nedeni olan davranışın ortaya çıkmasından itibaren 6 işgünü içerisinde fesih hakkı işverence kullanılmalıdır.
İşveren, bildirim yapmaksızın sözleşmeyi feshedebilir. Herhangi bir fesih ihtarına lüzum yoktur. Feshin yazılı olması geçerlilik değil ispat şartıdır.
4857 sayılı Kanunun 25/II.maddeden kaynaklı feshin haklı olduğunu ispat yükü işveren üzerindedir. İşveren sözleşmenin feshini gerektiren fesih nedenlerinin bulunduğunu ve bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ispatlamalıdır.
Olayda tanık dinlenilerek sonuca varılacaktır. Tanıkların kesin ifadelerle eylemi doğrulamaları aranmaktadır.
İşveren sözleşmeyi haklı feshetmişse işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. İşveren sözleşmeyi haklı feshettiğinden işçi ihbar tazminatına hak kazanamayacağı gibi işveren de ihbar tazminatı isteyemez.
Dosyadaki bilgi belgelerden, olayın muhatabı olan tanık ...'in açık anlatımları ile diğer tanıkların anlatımlarından, davacının aynı işyerinde çalışan ...'e iş sırasında küfür edip, kavgaya sebebiyet verdiği, davacının bu eyleminin 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-d bendinde düzenlenen "işverenin başka işçisine sataşmak" niteliğinde olduğu anlaşıldığından, işveren feshinin haklı olduğunun kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bu alacakların hüküm altına alınması hatalıdır.
3-Davacı dava dilekçesinde yıllık ücretli izinlerinin tam olarak kullandırılmadığını belirtmiştir. Mahkemece davacının tüm izinlerini kullanmadığı gerekçesiyle izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Maddi vakıaya bağlılık ilkesi gereğince davacı bir kısım izin kullandığını dava dilekçesindeki ifadesiyle kabul etmektedir. 6100 sayılı HMK'nun 31.maddesi gereğince Hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında davacının ne kadar izin kullandığı, ne kadar kullanmadığı açıklattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy