MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti ile ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 12/04/1999 - 29/02/2012 tarihleri arasında ofset baskı ustası olarak çalıştığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının 29/02/2012 tarihinde ücretlerin düşük kalması ve zam yapılmayacak olması nedeniyle istifa ettiğini, davacının kıdem süresi düşünülerek işverence kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını ancak işi haklı nedenle bırakan davacının ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, davacının tüm ücret ve fazla mesailerinin ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücretlerinin tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işyerinde ikramiye uygulaması olduğunu ancak 2009 yılı Şubat ayından sonra ikramiye ödemesi yapılmadığını ileri sürerek ikramiye alacağı talebinde bulunmuş, ayrıca işyerinde giyim ve yakacak yardımı yapıldığını iddia ederek, giydirilmiş ücretin hesabında bu kalemlerin de gözetilmesini istemiştir.
Mahkemece, iş akdinin 2012 yılında feshedildiği nazara alındığında üç yıl önce kaldırılan ikramiye uygulaması ile ilgili bu kararın bir işyeri uygulaması haline geldiği, davacının bu tarihe kadar bu uygulamanın kaldırılmasına itiraz etmediği gerekçesiyle ikramiye alacağı talebinin reddine karar verilmiş, ayrıca dinlenen davacı tanıklarının davalı tarafa karşı davaları olduğu gerekçesiyle, taraflar arasında ihtilaflı olan ikramiye, yakacak ve giyim yardımı konusundaki davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmeyerek yakacak, giyim ve ikramiye yardımı dahil edilmeden hesap yapılan bilirkişi raporunun üçüncü seçeneği hükme esas alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunun 22. maddesinde, işverence çalışma koşullarında yapılacak olan esaslı değişikliklerde, işçinin yazılı muvafakatının alınması gerektiğinin açık biçimde hükme bağlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi, belge ve taraf tanık anlatımlarına göre işyerinde 2009 yılına kadar ikramiye uygulaması olduğu, davalı işverenin muvafakat almadan ikramiye uygulamasını kaldırdığı, davacı tanık anlatımları ve Dairemizden daha önce geçen ve aynı işverene yönelik açılan emsal dava içeriklerinden (örneğin Dairemizin 2014/17067 - 22456 ve 30779 Esas sayılı dosyaları) işyerinde giyim ve yakacak yardımı yapıldığı, bu yardımların giydirilmiş ücret hesabında dikkate alındığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, hesaba esas giydirilmiş ücret belirlenirken yakacak, giyim ve ikramiye yardımı da gözetilmeli ve davacının ödenmeyen ikramiye alacakları yönünden kabul kararı verilmelidir. Yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, 06/03/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy