MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile senelik izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak ıslahtan sonra davalı kendisine bir vekil tutup, yıllık ücretli izinlerin kullanıldığına dair belgeler sunduğu, ancak davacı vekili belgelerin süresi geçtikten sonra sunulduğundan dikkate alınmamasını talep ettiği, bu nedenle belgelerin Mahkemece dikkate alınmadığı, ayrıca davalı tarafından davacının haksız olarak işi bıraktığı ispatlanamadığı için kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ve yıllık izin hakkının kullandırıldığı yada bedelinin ödendiği de ispatlanmadığı gerekçesiyle bu alacağa hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı HMK.nun 280 inci maddesinde, bilirkişi raporunun mahkemeye verilmesini takiben duruşmadan önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği, 281 inci maddesinde ise tarafların bilirkişi raporunun kendisine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde rapora karşı itiraz edebilecekleri düzenlenmiştir.
Dosya içeriğine göre, davalı vekiline bilirkişi raporunun tebliğ edilmediği, son celsede raporu görüp beyanda bulunmak için talep ettiği sürenin ise reddedildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece davalıya bilirkişi raporunun duruşmadan önce tebliğ ettirilmemesi ve özellikle talebe rağmen bu konudaki itiraz hakkının kullanılması için gerekli sürenin verilmemesi hukukî dinlenilme hakkının kısıtlanmasına yol açmıştır. Bu yönüyle karar HMK.nun emredici nitelikteki 281. Maddesine aykırı olup, hatalıdır.
3-Mahkemece davalı işverence sunulan izin belgelerinin değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususu uyuşmazlık konusudur.
Yargılama safhasında davalı işverence bilirkişi raporundan sonra davacının yıllık izinlerini kullandığını gösterir belgeleri dosyaya ibraz etmiştir.
Mahkemece bu belgeler süresinde sunulmadığından incelenme talebi reddedilmiş ise de; bu belgeler izin ücreti talep hakkını ortadan kaldırıcı nitelikte olabileceğinden itiraz hakkı kapsamında yargılamanın her safhada Mahkemece dikkate alınması gereklidir.
Bu itibarla; Mahkemenin izin belgelerini değerlendirmeden sonuca gitmesi isabetsizdir.
4-Hükmedilen alacak miktarlarının brüt mü yoksa net mi olduğunun, ayrıca faiz başlangıç tarihlerinin kararda açıkça gösterilmemesinin HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun gözetilmemesi de isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy