MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, aleyhine başlatılan Büyükçekmece 2.İcra Müdürlüğünün 2012/1803 Esas sayılı icra takip dosyası ile icra takibine borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 20/06/2000-05/10/2009 tarihine kadar davalı şirkette uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, davalı işverenlik tarafından aleyhine Büyük Çekmece 2.İcra müdürlüğünün 2012/1803 Esas sayılı icra takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri gönderildiğini, gönderilen tebligatın muhtara tebliğ edildiğini ve icra takibinin usulsüz olarak kesinleştiğini, iş akdinin haksız ve bildirimsiz fesih nedeni ile Bakırköy 14. İş Mahkemesinin 2009/9 esas sayılı dava dosyası ile işçilik alacaklarına dair dava açıldığını, davanın sübut bulduğunu iddia ederek davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının şirkette tır şoförü olarak çalıştığını, şirkette çalıştığı dönemde yaptığı harcamaları belgelendirmediği veya iade etmediği harcırahlardan kaynaklı yapılan icra takibinin B. Çekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2012/1803 esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, ve itiraz edilmediğinden usul ve yasaya uygun olarak kesinleştiğini, davacının iddialarının ve açılan bu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının Bakırköy 30. ASCM'nin 2010/1833 esas sayılı dava dosyasında davacının sanık olarak yargılandığını ve uluslararası seferlerde yaptığı masraf makbuzlarını sunarken sahte makbuzlar ve faturalar kullandığını, şirketi zarara uğrattığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı işveren tarafından davacı hakkında 1.500,00 Euro bedelli senetten ve 5233,35 TL cari hesap ve sefer alacağından dolayı 8.743,35 TL asıl alacak, 968,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9. 711,55 TL icra takibi yapıldığı, alınan bilirkişi hesap raporunda sefer dosyasındaki ödeme ve masraf makbuzlarına göre 31/12/2008 dönem sonu itibariyle davacı işçinin 9995,54 TL borçlu olduğunun belirtilmiş olduğu, davalı işverenlikçe ibraz edilen masraf dökümleri ve ödeme makbuzları kararlaştırılmış ve mezkur kayıtlar arasında tutarsızlık olduğu tespit edilmiş, davalı işverenlikçe defter ve kayıtlar delil olarak gösterildiği, işçi işveren ilişkisine dayalı davalarda tek taraflı tanzim edilen defter ve kayıtların nazarı itibar alınmasının mümkün olmadığı, ticari defterlerin kanıt niteliğinde olması koşulları işverenin işçinin taciri olmaması, uyuşmazlığın her iki tarafının uyuşmazlık işin yapıldığı tarihte tacir sıfatına sahip olmaması, davacının defter tutma yükümüne tabi kişilerden olmaması nedeni ile davanın kısmen kabulü ile Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2012/1803 takip sayılı takip konulu borçtan dolayı davacı ... ın davalı YOUNGTÜRK... şirketine borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Öncelikle usul yönünden değerlendirildiğinde; asıl olan borçlu olmadığının tespiti istemi olup, kötnüyet tazminatı bağlı sonuç olduğundan bu bağlı istemin kabulü veya reddi sonuca etkili olmadığından davanın kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesi usule aykırıdır.
Esas yönünden ise;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun işçinin sorumluluğu başlığı altında düzenlenen 400. Maddesine göre “(1)İşçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumludur. (2)Bu sorumluluğun belirlenmesinde; işin tehlikeli olup olmaması, uzmanlığı ve eğitimi gerektirip gerektirmemesi ile işçinin işveren tarafından bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleri göz önünde tutulur”.
İşçi işveren ilişkilerinde, işçinin görevinin niteliğine göre hizmet ve giderleri karşılamak üzere işveren tarafından iş avansı adı altında ödemeler yapılmakta ve bunların yapıldığında harcama kalemlerinin belgelendirilmesi istenmektedir.
Uluslararası taşımacılık faaliyeti yapan işverenlerde araçlarında sürücü olarak görev yapan işçilere, ücretin eki niteliği yanında yurt dışında yemek, barınma ihtiyaçlarını giderme, işveren adına hizmet ve giderler olan gümrük işlemlerinde kullanılmak üzere harcırah, sefer primi adı altında avans ödemeleri yapıldığı bilinen bir uygulamadır. İşveren tarafından verilen bu avansların ücretin eki niteliğindeki kısmının işveren tarafından belgelendirilmesi istenebilir. İşçi bu durumda aldığı avansı nereye harcadığını belgelemeli ve bu belgelerde gerçeği yansıtmalıdır. Aksi halde işçi sadakat borcunu ihlal etmiş ve işverenin zararına neden olur.
Dosya içeriğine göre davacı uluslararası taşımacılık faaliyeti yapan davalı işveren işçisi olarak aracında sürücü olarak görev yamaktadır. Bu nedenle de yurt dışına gittiğinde işverenden belirtilen harcamaları için avans aldığı anlaşılmaktadır. Davacının avans harcamaları için belge sunduğu, ancak dosya içeriğinde bulunan Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2012 gün ve 2010/1833 Esas, 2012/1694 Karar sayılı ceza dosyasında aldığı avansları karşılamak üzere sunmuş olduğu bu belgelerin sahteliği nedeni ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporuna göre ceza dosyasına konu edilen bu sahte belgeler karşılığı 406,00 Euro karşılığı 953,13 TL avans kapatılmıştır. Davacının bu avansları sadakat borcuna aykırı kapattığı ve işverene zarar verdiği açıktır.
Diğer taraftan bilirkişi ek raporunda ayrıca davalı işverenin kayıtlarına göre kapatılmayan 4.247,72 Euro karşılığı 9.095,21 TL olduğu belirtilmiştir. Davalı işverenin kayıtlarının tutarlılık göstermemesi, davacının ücret dışında avans kapatması gerektiği yükümlülüğünü etkilemez. Ancak işçi burada kapattığını beyan ediyor ise bu kayıtların tutarsız gösterilmesi, işverenin TBK.’unun 400/2 maddesi uyarınca meydana gelen zararda ortak kusuruna neden olacaktır. O nedenle ceza mahkemesince sahteliği kesinleşen masraf belgeleri için kapatılan avans miktarında davacının zarar verdiği açık olduğundan bu miktar yönünden davacı kesin olarak borçlu tutulmalıdır. Diğer kapatılmayan avans konusunda ise bu ödenen avansların ne kadarının davacı işçinin ücreti, ne kadarının yemek ve barınma ve ne kadarının ise işverenin hizmet ve giderleri olabileceği tespit edilmeli, kayıtların tutarsız olmasından dolayı işverenin zarardan sorumlu olacağı kusur oranına göre miktar belirlenmeli ve davacının borçlu olacağı miktar açıklanan esaslara göre belirlenmelidir.
Eksik inceleme ve usule aykırı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy