MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde şöför olarak çalıştığını, 1475 Sayılı Yasaya 4447 Sayılı Yasa ile eklenen 5. bent hükmü uyarınca kıdem tazminatı ödenmek koşulu ile işten ayrılmaya hak kazandığı gerekçesiyle kıdem tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının asıl amacının başka bir iş bularak buraya başlamak olduğunu, davacının davalı işyerinde çalışırken 18.11.2013 tarihinde yeni bir işyerinde çalışmaya başladığını buna ilişkin kurum kayıtlarının mevcut olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının yaş hariç diğer emeklilik koşullarını yerine getirerek işyerinden ayrılma hakkı olduğunu, davacı bu koşulları yerine getirdiğini, bir başka işyerinde çalışmaya başlaması davacının bu hakkının elinden alınmasını gerektirmediğinden kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Yaş hariç emeklilik koşullarını haiz davacı işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” Objektif iyiniyet olarak da tanımlanan ve dürüstlük kuralını düzenleyen madde, bütün hakların kullanılmasında dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket edileceğini ve bir kimsenin başkasını zararlandırmak ya da güç duruma sokmak amacıyla haklarını kötüye kullanılmasını yasanın korumayacağını belirtmiştir. Bu nedenle iş ilişkisinde de fesih hakkını kullanan tarafın bu kurala dikkat etmesi gerekir. Kaldı ki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun fesih hakkını düzenleyen 435. maddesinde bu kuraldan açıkça söz etmektedir.
Keza 6100 Sayılı HMK.’un 28/1 maddesine göre “Taraflar, dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadırlar”. Bu ilke gereğince taraflar doğruyu söyleme yükümlülüğü altındadır. Tarafların iyiniyeti veya kötüniyeti (Y. İBK. 14.2.1951 gün ve 17/1), taraflarca ileri sürülmese dahi dosyadan anlaşıldığı takdirde hakim resen dikkate alacaktır (Y. HGK. 21.10.1983 gün ve 1981/1-30 E, 1983/1000 K).
4447 sayılı Yasanın 45 inci maddesi ile 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına (5) numaralı bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak, işçinin işyerinden ayrılmasının yaş hariç emekliliğe dair diğer kriterleri tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin, davalı işyerinde çalışırken 18.11.2013 tarihinde başka işyerinde sigorta giriş kaydının yapıldığı ve 15.11. 2013 tarihli dilekçesi ile 18.11.2011 tarihinden itibaren 7 günlük yıllık izninin kullandıktan sonra yasal haklarının ödenerek ilişiğinin kesilmesini talep ettiği, 2.12.2013 tarihine kadar çalıştığı, ancak iş sözleşmesi sona ermeden başka işyerinde sigorta giriş kaydının olduğu anlaşılmıştır. İşyerinde çalışması devam ederken başka bir işveren ile sözleşme imzalayan davacının " iş akdini yaş hariç emeklilik şartlarını yerine getirdiği gerekçesi ile kıdem tazminatı talep etmesi dürüstlük kuralına aykırıdır." Davacı dürüstlük kuralına aykırı davranmıştır. Kötüye kullanılan hakkı hukuk korumamalıdır. Davacı kıdem tazminatına hak kazanamaz. Kıdem tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulü hatalıdır. Dairemizin 21.12.2015 gün ve 2014/25983 Esas, 2015/36113 Karar sayılı kararı aynı yöndedir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy