MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/12/2010 tarihinde akrilik koruyucu bant tutkallama makine operatörü olarak işe başladığını, davalı tarafın 23/12/2013 tarihinde hiçbir yasal ve haklı gerekçe göstermeksizin haksız ve hukuka aykırı olarak davacının işine son verdiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının davalı şirketi ibra ederek işten ayrıldığını savunanarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işverenin iş akdini haklı nedenle feshettiği hususunu ispatlamayamadığı, bu nedenle davacıya ihbar ve kıdem tazminatı ödemekle yükümlü olduğu, ücret bordrolarında fazla mesai tahakkuklarının yer aldığı, davalı tarafından fazla mesai ücretlerinin ücret bordrolarına yansıtılarak ödendiğinin savunulması ve tanıkların anlatımları da birlikte değerlendirildiğinde fazla çalışmaların her ay ücret bordrolarında farklı miktarlarda tahakkuk ettirilerek ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı fazla çalışma alacağının eksik ödendiğini iddia etmektedir. Bordrolarda tahakkuk yer alsa da davacının imzası bulunmadığından, fazla çalışmanın tanık delili de dahil olmak üzere her türlü delille ispatı mümkündür. Mahkemece, imzasız tahakkuk içeren bordroların dönem dışlanması yerine dosya içeriğine göre hesaplama yapılarak ödemelerin mahsubu cihetine gidilmemesi hatalıdır.
3-Davalı vekilinin 23.06.2015 tarihli vekillikten çekilme dilekçesi verdiği ve daha sonraki aşamalarda davalının yeni vekili 26.06.2015 tarihinde duruşmaya katıldığı halde ıslah dilekçesi, bilirkişi ek raporunun davalı asile tebliği hatalıdır. Vekille takip edilen davalarda tebligatın vekile yapılması gerekirken buna uyulmamış olmasıda bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy