MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2006 yılı Haziran ayından 04/06/2013 tarihine kadar davalı işyerinde aralıksız çalıştığını, çalıştığı süre boyunca 08.00-21.00 saatleri arasında görev yaptığını, bu çalışmasının cumartesi pazar günü de aynı şekilde devam ettiğini, buna karşın fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, bunun üzerine davacının 04/06/2013 tarihinde çekilen ihtarname ile iş akdinin haklı feshedildiğini ileri sürerek; kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti alacağı ve yıllık ücretli izin alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 03/03/2007 tarihinde işe başladığını, askerlik görevi nedeniyle 10/10/2008 tarihinde işten ayrıldığını, 01/04/2010 tarihinde yeniden işe başladığını ve ve çalışmasının 04/06/2013 tarihine kadar sürdüğünü, davacının çekmiş olduğu ihtarname ile işyerinden kendi isteği ile ayrıldığını ve buna göre kıdem tazminatına hak kazanmadığını, buna karşın müvekkili şirketin davacı işçiye gönderdiği ihtarname ile davacıyı 3 gün içinde işe başlaması için davet gönderdiğini, ne var ki davacı işçinin bu davete icap etmediğini, bunun üzerine iş akdinin haklı nedenle - devamsızlık - sona erdirildiğini, sonuç olarak davacının tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, davacının haftalık 45 saatin üzerinde görev yapmadığını, hafta tatili izninin kullandırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; SGK kayıtları,toplanan delillerin değerlendirilmesinde; davacının 03/03/2007-10/10/2008, 01/04/2010-15/10/2013 tarihleri arasında 1076679 sicil nolu işyerinde sigortalı olarak çalıştığı, bu sigorta sicil numarasının davalı şirkete ait işyeri olduğu, davacının işyeri dosyasında bulunan işten ayrılış bildirgesine göre işten ayrılış tarihinin 15/10/2013, işten ayrılış nedeninin kod 22 yani diğer nedenler olarak kuruma bildirildiği, davacının ihtarname ile işi bıraktığını, ihtarnamesinde, çalışma saatlerinin uzun olması ve aldığı ücretin düşük olması ve günümüz şartlarında geçimini güçleştirmesi nedeniyle 07/06/2013 tarihi itibariyle işten ayrılmak istediğini, fesih sonucu doğmuş veya doğacak haklarının ödenmesini talep ettiği, davacının iş akdini haklı nedenle feshetme koşullarının oluştuğundan davacı kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının hizmet süresine göre 4 yıllık izne hak kazanmakla İş Kanunu 53 maddesi gereği 46 günlük izne hak kazandığı, davacı tanıkları davalı işyeri çalışanları olmadığı bu nedenle Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2011/50894 esas nolu ilamında da belirtildiği üzere fazla çalışma alacağı ile ilgili beyanları bulunan tanıkların davalı işyeri çalışanı olmadığından davacının çalışma saatlerini bilmesi mümkün olmadığı ve bu yöndeki beyanlarına itibar edilemeyeceği, bu sebeple davacı tarafından fazla çalışma yapıldığı ispat edilemediğinden davacının fazla çalışma ücret alacağının reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm,davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta iş akdi davacı işçi tarafından noterden gönderilen ihtarname ile ve “davalı işyerinde çalışma saatlerinin uzun olması (fazla mesai yapılması) ve karşılığı ücretin tam ödenmemesi nedeniyle feshedilmiştir.
Davacı işçi feshe konu ettiği fazla mesai yaptığı iddiasını ispat edememiştir. Bu nedenle fesihte haklı olduğunu ispat edemeyen davacı işçinin kıdem tazminatının reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
3-Reddedilen miktar 15.087,53 TL olduğuna göre karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T’ne göre 1.810,50 TL davalı lehine ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken anlaşılamayan bir sebeple davalı lehine vekalet ücretinin 1000 TL olarak belirlenmesi de ayrıca hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy