MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı karşı davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalı işçinin davacı işverene ait mağazada 06/09/2011 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığını, 05/08/2013 tarihinde ise hiçbir sebep göstermeden ve önceden haber vermeden işten ayrıldığını beyan ederek, işini bıraktığını, aylık ücretinin dosyaya sunulan ücret bordrosunda gösterildiği şekilde olduğunu, davalı işçi ile birlikte davacı işverenın diğer çalışanlarından ...'ın da aynı tarihte ve/veya bir gün sonra hiçbir sebep göstermeden işi bıraktıklarını, davalı işçi ile aynı tarihte işi bırakan ve adı geçen diğer çalışanlara da ihbar tazminatı için dava açıldığını, davalı işçi ve diğer çalışanların işi bırakma şeklinden de anlaşılacağı üzere, birlikte hareket ederek davacı işvereni zor duruma sokmak ve zarara uğratmak gayreti içerisine girdiklerini, davacı işveren tarafından anılan personellerin çalışmış olduğu mağazaların bölge müdürü ...'ın 03/08/2013 tarihinde mesai saatleri içerisinde işini yapmak yerine pazarda tezgah açarak kendi adına satış yaptığının tespit edildiğini ve bu sebeple iş akdinin feshedildiğini, ayrıca davacı şirkete ait mağazalarda yapılan stok sayımlarında stoklarda çok miktarda eksikler tespit edildiğini ve bu eksikliklerde sorumluluğu bulunanlar hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunacağını, tüm bu olaylar sebebi ile bölge müdürlerinin işten çıkarılması üzerine, davalı işçi ile adı geçen diğer çalışanların aniden ve birlikte işi bırakarak davacı işvereni zor duruma sokmak istediklerini ve bunu başardıklarını, davacı işverenin işe gelmeyen personelin yerine işçi bulmakta çok zorluk çektiğini ve satışlarda istenilen performansa ulaşılamadığını, belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden tarafın, durumu diğer tarafa bildirmesi gerektiğini, bildirim şartına uymayan tarafın ise bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorunda olduğunu, dolayısıyla davalı işçinin yasa hükmüne uymadığından, davacı şirketin adına ihbar tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ihbar tazminatı olarak şimdilik toplam 2.472,00 TL’nin davalı işçiden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili; müvekkili işçinin daha önce işten ayrılan ...’ın yönlendirmesiyle işten ayrıldığı yönündeki iddialara itibar etmenin mümkün olmadığını, davalı/karşı davacı işçinin başka bir işçinin işten ayrılması nedeniyle 2 yıldır çalıştığı işten ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı/karşı davacı işçinin fazla mesai ücretleri ile genel tatil günlerindeki çalışmalarına ilişkin ücret alacaklarının ödenmemesi ve ağır çalışma koşullarına dayanamaması üzerine, iş akdini haklı nedenle ve durumu bildirmek amaçlı istifa dilekçesi mukabiline feshettiğini, dolayısıyla davacı/karşı davalı işveren açısından ihbar tazminatı koşullarının oluşmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, davalı/karşı davacı işçinin istifa dilekçesi vermesindeki saikin, yerine birini göndermeleri, işe geleceğinin düşünülerek, işyerinin kayba uğramasını engellemeye yönelik olduğunu, dava dilekçesinde davacı/karşı davalı işverenlikçe davalı/karşı davacı işçi hakkında hırsızlık nedeniyle suç duyurusunda bulunacağının ima edildiğini, ve soyut beyanlarından ibaret şikayet dilekçesiyle de suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak davacı/karşı davalı işverenin bu gibi hareketleri daha önce de başka işçilere karşı yaptığını, davalı/karşı davacı işçinin davacı/karşı davalı şirkete ait işyerinde 06/09/2011-05/08/2013 tarihleri arasında mağaza müdürü olarak ve en son net 1.570,00TL ücretle çalıştığını, ayrıca işyerinde satışa göre aylık ortalama 300,00TL prim ve 200,00TL yemek ücreti (ticket) verildiğini, her ne kadar davacı/karşı davalı işveren ile davalı/karşı davacı işçi arasında haftanın 2 günü 10:00-18:00, 2 günü 14:00-22:00, diğer 2 gün ise 10:00-22:00 saatleri arasında çalışma yapılması üzerine anlaşma yapılmış ise de, davalı/karşı davacı işçinin çalıştığı süre boyunca en az haftada 4 gün 10:00-22:00 saatleri arasında çalıştırıldığını, haftalık 60 saate varan çalışmaları karşılığında- ki tatil günlerinde işyerinin 23:00'de kapandığından daha çok çalıştırıldığını ve fakat kendisine fazla mesai ücreti verilmediğini, davalı/karşı davacı işçinin iş ilişkisini feshetmeden önceki hafta boyunca saat 10:00-22:00 saatleri arasında çalıştırıldığını, ayrıca mağaza müdür yardımcısı kadrosunun boş olduğu dönemlerde her gün 10:00-22:00 saatleri arasında çalıştığını, bu dönemin de yıllık bazda 1 aya tekabül ettiğini, Mart/2012-Nisan/2012 tarih aralığında 1 ay boyunca 10:00-22:00 saatleri arasında çalıştırıldığını ve hafta tatili dahi kullandırılmadığını, bu çalışmalarının karşılığı ücret alacaklarının da ödenmediğini, yine resmi tatil günlerinden sadece kurban bayramında 1 gün ve ramazan bayramında 1 gün izin verildiğini, diğer günler ile diğer resmi tatil günlerinde ise 10:00-23:00 saatleri arasında çalıştırılmasına rağmen, bu çalışmalarının karşılığı ücret alacaklarının ödenmediğini, davalı/karşı davacı işçiye ücretli izninin tamamının kullandırılmadığı gibi, yıllık ücretli izin alacağının da ödenmediğini, davalı/karşı davacı işçinin haklı nedenle işten ayrıldığını izahla davacı/karşı davalı işverenlikçe işçilik alacaklarının ödenmediğinden bahisle 1015732 takip numarasıyla SGK’ya şikayette bulunduğunu, izah olunan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı/karşı davacı işçinin ödenmeyen kıdem tazminatı için 100,00 TL, genel tatil bakımından normal mesai alacağı için 500,00 TL, yine genel tatil bakımından fazla mesai alacağı için 500,00 TL, fazla mesai ücreti için 900,00 TL, hafta tatili için 100,00 TL ve kullanılmayan yıllık izin için 100,00 TL olmak üzere, şimdilik toplam 2.200,00 TL’nin davacı/karşı davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak "Davacı işveren tarafça davalının hiçbir sebep göstermeden ve önceden haber vermeden işten ayrıldığı iddia olunmuş ise de, dosyaya ibraz edilen 05/08/2013 tarih ve "istifa" başlıklı yazıda," çalışmakta olduğu Özlenir Giyim San ve Tic AŞ den kendi isteğimle bugün istifa ediyorum" şeklinde yazılı olduğu, işverenlikçe kuruma verilen işten ayrılma bildirgesinde işten çıkış nedeninin "kod 3" yani "Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi (istifa)" olarak bildirildiği anlaşılmıştır.
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir nedeni olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25. madde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve Kanunun 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı söz konusu olacaktır.
Karşı davadaki somut uyuşmazlık bakımından, raporun hesaplama bölümünde ayrıntılı şekilde incelenen ve değerlendirilen davacının ödenmediğini iddia ettiği bir kısım işçilik alacaklarının ödendiği, davalı işverenlik tarafından imzalı ücret bordrosu veya banka kaydıyla ispatlanamaması, davacı/karşı davalı işçi açısından haklı fesih nedeni teşkil etmekte olup, iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden tarafın yasa gereği ihbar tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığı gibi, karşı tarafa da ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı dikkate alındığnıda davalı işçinin iş akdini haklı nedenle feshettiği kabul edilerek davacı işverenin ihbar tazminatı talebinin reddine, karşı davacının kıdem tazminatı talebinin kabulune karar vermek gerekmiş, bilirkişi tarafından karşı davacının hizmet süresinin ve aylık ücret miktarı dikkate alınarak hesaplanan kıdem tazminatının davacı- karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karşı davada davacının fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücret alacağı talebine ilişkin, taraflarca dosyaya davacı-karşı davalı işçinin işe giriş ve çıkış saatlerini ve buna bağlı olarak gerçekleşen fiili çalışma süresini gösteren puantaj kayıtları sunulmamıştır. Her ne kadar dosyaya sunulan ücret bordrolarında fazla mesai tahakkukunun bulunduğu görülmekte ise de, kök ücretinin bölünerek bir kısmının fazla mesai olarak tahakkuk ettirildiği tespit edildiğinden, Yargıtayın istikrar kazanmış uygulaması doğrultusunda, ücret bordrolarında gösterilen fazla mesailer kök ücret olarak değerlendirildiğinden, dikkate alınmayarak ortak tanık anlatımları değerlendirilmek suretiyle bilirkişi tarafından hesaplanan fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücret alacağından takdiren 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak ve taleple bağlı kalınarak davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
İşçinin çalıştığı süre içinde yıllık ücretli izinlerini kullandığının yazılı bir belge ile ispatı işverene ait olup, davalı tarafça dosyaya bu hususa ilişkin yılık ücretli izin defteri veya emsali bir belge sunulmamış olmakla davacının hizmet süresi dikkate alınarak hakettiği yıllık izin süresi belirlenmiş ve fesih tarihindeki son ücreti üzerinden hesaplanan yıllık izin ücret alacağının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı işveren vekili davalı işçiler hakkında yaptıkları şikayet nedeniyle... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davanın bekletici mesele yapılarak sonucunun beklenmesini talep etmiş ise de, dosya getirtilerek incelendiğinde; davacı müştekinin ... Giyim San. Ve Tic. AŞ, sanıkların ... olduğu, suçun hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu olup, iddianamede suç tarihinin 20/09/2013 olarak yazılı olduğu, bu davanın tarihinin ise 13/09/2013 olup, şikayet tarihinden önce açılmış olduğu gibi dava dilekçesinde davalı hakkında Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunulacağının belirtildiği, oysa bu tarihten önce davalı işçinin iş akdini haklı nedenle feshettiği dikkate alınarak ceza davasının sonucunu beklenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı- karşı davalı işveren vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalı işveren vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı-karşı davalı şirketin işyerinde mağaza müdürü olarak görev yaptığı anlaşılan davalı-karşı davacının Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/102 Esas sayılı davasına konu hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçlamasına ilişkin verilerin ortaya çıkması üzerine davacı-karşı davalı işverene verdiği kendi elyazılı haklı neden içermeyen dilekçe ile işyerinden istifaen ayrıldığı, davacı-karşı davalı işverenin haklı neden içermediği gibi İş Kanunu'nun 17. maddesindeki bildirim süresine de uyulmayan istifa nedeniyle davalı- karşı davacı işçiden ihbar tazminatı isteğine ilişkin olarak açtığı davadan sonra davalı- karşı davacı işçi de anılan davanın sonuçlarında kurtulmak için karşı dava açıp ilk defa burada istifasını kabulle birlikte istifanın ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle olduğunu açıklamıştır.
Olayların yukarıda izah edilen kronolojik gelişmesi dikkate alındığında işyerinden istifa ederek ayrıldığı anlaşılan ve istifasını herhangi bir haklı nedene dayandırmayan işçi aleyhine işverenin açtığı ihbar tazminatının kabulü, işçinin açtığı kıdem tazminatına ilişkin davanın ise reddi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy