MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 10.04.2008 tarihinde işe başladığını, 22.03.2015 tarihinde iş akdinin iş veren tarafından sağlık nedeni ile feshedildiğini, davacının davalı iş yerinde kaza geçirerek sakatlandığını, kendisine 3 aylık rapor verildiğini, rapor dönüşü iş akdinin feshedilmiş olduğunu, davalı iş yerinde oluşan kazadan dolayı davacının iş akdinin feshinin kötü niyetli ve haksız olduğunu iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine yasadan doğan hakların ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı vekili, feshin İş Kanunu 25. madde 1 numaralı bende istinaden olduğunu, hastalık veya kaza nedenine dayalı devamsızlığın ihbar öneline eklenen 6 haftalık süre sonunda iş verenin fesih yetisini kullanabileceği hususunun düzenlenmiş olduğunu, devamsızlığın 13 haftayı aştığından davacının iş akdinin yasaya uygun olarak feshedildiğini, haklı nedenle fesihte savunmasının alınmasının söz konusu olmadığını, kazanın bu duruma engel olmadığını belirterek davacının iş akdinin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının, davalının işyerinde geçermiş olduğu iş kazanının gerçekleştiği 04/11/2014 tarihinden 23/03/2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak istirahat izni kullanmak zorunda kaldığı, istirahat raporları nedeniyle devamsız kaldığı sürenin, ihbar süresi olan 8 haftaya 6 hafta kanuni süre eklendiğinde 14 hafta olduğu, 14 haftanın bitiminde işveren için haklı fesih hakkının doğduğunu, davacının devamsızlığının ise 19 haftayı bulduğu, istirahatinin sona erdiği gün de davacının iş akdi işveren tarafından açıklanan devamsızlık durumu da sebep gösterilerek feshedildiği, maddede ve Yargıtay içtihatlarında, devamsızlığa neden olan hastalığın iş kazalarından kaynaklanan hastalıkları kapsamadığına dair bir husus söz konusu olmadığı, yani feshin, 4857 sayılı yasanın 25/I-b-ikinci paragrafta yer alan düzenlemeye göre haklı bir nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
4857 İş Kanunu’nun 19. maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25. maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır”. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir. İşverene savunma alma yükümlülüğünü, sadece iş sözleşmesinin feshinden önce yüklemektedir. İşçiye ihtar verilirken ise bu şekilde bir yükümlülük yüklememektedir. Dolayısıyla, işçiye davranışı nedeniyle ihtar verilirken, savunmasının alınmaması ihtarı geçersiz kılmaz. İşçinin savunması, sözleşmenin feshinden önce alınmalıdır. İşçi fesihten önce savunma vermeye davet edilmeli, davet yazısında davranışı nedeniyle işten çıkarma sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmeli, makul bir süre önceden belirtilen yer, gün ve saatte hazır bulunması, bulunmadığı takdirde yazılı bir savunma verebileceğinin; bildirilen yerde belirtilen gün ve saatte hazır bulunmadığı ve de buna rağmen yazılı bir savunma vermediği takdirde savunma vermekten vazgeçmiş sayılacağının kendisine hatırlatılması şarttır. Fesih bildirimiyle birlikte veya fesihten sonra savunma istenmesi feshi geçersiz kılar. Keza, ihbar önel süreleri içinde savunma alınması da feshin geçersiz olması sonucunu doğurur. (Dairemizin 15.09.2008 gün ve 2008/1868 Esas,2008/23538 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, davacının iş akdi 4857 sayılı yasanın 25/1-b maddesi gereğince aldığı raporlar nedeniyle haklı nedenle feshedildiği ancak öncesinde savunmasının alınmadığı, aynı yasanın 19. maddesine göre 25/2. maddeye göre yapılan fesihlerde savunma almanın zorunlu tutulmadığı, ancak 25. maddenin diğer fıkralarında düzenlenen sebeplerle yapılan fesihlerde davacının fesih öncesi savunma alınmasının yasa gereği zorunlu olduğunun gözetilmediği ve feshin salt bu nedenle geçersiz olduğu anlaşıldığından davanın kabulü yerine hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının İŞİNE İADESİNE,
3-Davacının kanunî sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin kıdemi ve fesih sebebi dikkate alınarak taktiren 5 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 1.980.00 TL. vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 262.50 TL. yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 24.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.