MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalı şirkette 18/06/2012 tarihinden iş akdinin haksız ve geçersiz olarak feshedildiği 11/03/2015 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin bitmesi gereken işleri süresi içinde bitiremediği gibi gerekçeler ileri sürülerek feshedildiğini, asıl fesih nedeninin gizlendiğini, davalı şirketin 31/01/2015 tarihinde 2015 yılı ücret artışlarını içeren yazıyı duyuru şeklinde ilan ettiğini, ücret artışını yetersiz bulan içinde müvekkilinin de bulunduğu yaklaşık 150 işçinin yapılan zammı protesto etmek amacı ile 02/02/2015 tarihinde 11.50-12.35 arasında ara dinlenmede yemeklerini yemeden masaya bırakarak ve alkışlamak sureti ile yemekhaneden ayrıldığını, ara vermeden işlerinin başına döndüğünü, üretimde herhangi bir aksama olmaksızın çalışmaya devam ettiğini, söz konusu eylemin işçilerin dahil olduğu Petrol-İş Sendikasının propagandasının yapılması, sendikanın işyerinde daha güçlü tanıtılması ve örgütlenmesi amacını taşıdığını, bu tür faaliyetlerin sendikal faaliyet olarak kabul gördüğünü, davacının da 03/02/2015 tarihinde sendika üyesi olduğunu, bahsedilen olayın ardından eylem sorumlularını bulmak için işverenin işçileri sorguya çektiğini, yönetici Zeynep Bayar'ın odasına çağrılarak eylemin kimler tarafından organize edildiğinin, eylemi kimlerin yönettiğinin sorulduğunu, işçilerin isim vermemesinden dolayı sonuçlarına herkesin katlanacağının ifade edildiğini, 14 işçinin iş akitlerinin sendikal faaliyet yürüttükleri gerekçesi ile 06 Şubat-16 Şubat 2015 tarihleri arasında feshedildiğini, davacının çalışma süresi boyunca kendisine verilen tüm görevleri özenli ve dikkatli bir şekilde yerine getirdiğini, performans düşüklüğü ya da başka bir sebep dolayısı ile uyarı almadığını, feshin geçerli olmadığını, feshin sendikal nedenle yapıldığını iddia ederek haksız feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine yasadan doğan hakların ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı vekili, davacının ... İşletmesinde " üretim çalışanı" olarak görev yaptığını, hakkında yapılan inceleme sürecinin 09 Mart 2015 tarihinde tamamlandığını, yapılan değerlendirmeler sonucunda iş akdinin davacının kasıtlı ve bilinçli olarak işi yavaşlatması ve üretimin gecikmesine neden olması, diğer çalışanların fazladan mesai yapmalarına neden olması, izin almaksızın veya mazeret bildirmeksizin fazla mesai çalışmalarına katılmaması, çalışmak istemediğini yöneticilerine ve çalışma arkadaşlarına söylemesi sonrasında huzursuzluk yaratması ve yöneticilerine karşı agresif tavır içine girmesi, vardiyaların kendi isteği dışında yazıldığı hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunarak şirket yetkililerini yanıltması, sosyal medyada müvekkili şirketin itibar ve güvenini zedeleyecek şekilde " bu işin peşini bırakmayacağız", " başlarına çorap örecekler", " ben çok istiyorum çıkartılmayı, daraldım, burada ya", " kapatın fabrikayı gitsin" gibi sadakat ve bağlılık kurallarına uymayan ifadeler kullanması, sadakat, dürüstlük, bağlılık ve güven ilkelerine aykırı davranışlarının ve eylemlerinin tespit edilmesi üzerine haklı nedenle feshedildiğini, fazla mesai çalışmasına katılmaması nedeni ile hakkında tutanak düzenlendiğini, savunmasının alındığını, davacı ile aynı şekilde görev yapan başka bir üretim çalışanın da yazılı açıklamalarına başvurulduğunu, davacının tazminatlarını alarak işten çıkarılmasını sağlayabilmek için işlerini aksattığını ve bilerek zamanında yapmadığının görüldüğünü, feshin geçerli olduğunu savunarak davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 25/02/2015 tarihindeki vardiyada işi yavaşlattığı, 02/03/2015 tarihinde mesaiye katılmadığı gerekçesi ile iş akdi feshedilmiş ise de yapılan tüm uyarılara rağmen davacının çalıştığı süre içinde sürekli olarak uyarılmasına rağmen katıldığı vardiyalarda işi yavaşlattığı, bu nedenle işverenin zarara uğradığı, önceden belirlenen fazla mesai çalışmalarına tüm uyarılara rağmen sürekli olarak katılmadığı ve bu davranışlarının devamlılık göstermesi sebebi ile işyerinde çalışma düzeninin bozulduğu, davacı ile çalışmanın artık işveren açısından çekilmez hale geldiği ve sosyal paylaşım sitelerindeki paylaşımları nedeni ile şirket içinde huzursuzluk çıktığı ispat edilemediğinden feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
Somut olayda davacının. 02.03.2015 tarihinde 18:00 - 20:30 saatleri arasında fazla mesai çalışmasına katılmadığı belirtilerek hakkında tutanak tutulmuş, konu hakkında davacıdan 04.03.2015 tarihli yazıyla savunması talep edilmiş olup , davacı yazılı savunmasını 05.03.2015 tarihinde vermiş, savunmasında ;işten ayrılmak istediğini üstlerine bildirdiğini, kendisine tazminatları ve 3 maaş ödeme teklif edildiği halde kabul etmediğini bu konuşmadan sonra mesai listesine eklendiğini, vardiyalarının sürekli değiştirildiğini, fazla mesai çalışmasına kalması yönünde baskı yapıldığını ve kendi onayı dışında fazla mesai çalışması programına alındığını belirtmiştir.
Dosya içerisinde bulunan davalı işyerinde çalışan işçilerden Salih Kaytan 5.3.2015 tarihinde yazılı ifadesinde ve Mesut Bilimli ‘nin benzer ifadeler içeren 6.3.2015 tarihli dilekçesinde davacının şirketi kötülediği ve mesaiye gelmediğini , davacının 24.2.2015 te gündüz postasına özel nedenleriyle gelmeyeceğini bildirilince 27’sinde gece postasına çağrıldığı için 26.02.2015 tarihinde 1 günlük istirahat etmesinin sağlandığını, her iki posta değişikliği de davacının onayı doğrultusunda yapıldığını, davacının son zamanlarda motivasyon kaybı ve performans düşüklüğü gösterdiğini, kendisinin sürekli olarak Bilim İlaç'tan ayrılmak
istediğini her platformda dile getirdiğini ve çalıştığı firma hakkında kötü söylemlerde bulunduğunu, bu yaklaşımıyla beraberinde çalıştığı arkadaşlarının motivasyonunu düşürdüğünü bu yönde çalışma arkadaşlarının şikayette bulunduğunu, 02.03.2015 te 18.00-20.30 fazla mesaisi yazıldığı halde amirlerine haber vermeden sadece Mesut isimli operatöre söyleyerek fazla mesaiye katılmadığını, üretimde gecikmeye neden olduğunu bildrmiştir.
3.3.2015 tarihli savunma talep yazısında davacının sosyal medyada şirket aleyhine yazılar yazdığı performansının ve motivasyonunun düştüğü belirtilmiş, bu yazının ekinde bulunan Facebook sayfası çıktılarında davacının işçi çıkışları olacağından bahsettiği, nereye kadar işçi çıkarılacağı , kapatın fabrikayı o zaman yazdığı görülmüştür.
25.2.2015 tarihli savunma talep yazısında davacının tartımı zamanında tamamlamayarak üretim planında gecikmeye neden olduğu belirtilerek savunması talep edilmiş olup , davacı 5.3.2015 tarihli savunmasında 2 kişi çalıştıklarını, sorumluluğun sadece kendisinde olmadığını, gecikme olmadığını, görevinin gereğini yaptığını yazmış olup bu olayla ilgili olarak davalı işyerinde çalışan işçilerden Kadir’ in de yazılı ifadesi alınmış, bu işçi 6.3.2015 tarihli el yazılı beyanında davacının kayıt etiket işleriyle gereğinden fazla uğraştığını, yardıma çağırdığında yaparız acele etme diyerek işi bırakmak istediğinden işi yavaşlattığını yazmıştır.
Tüm bu olaylar sonrasında davacının iş akdi 11/03/2015 tarihli fesih yazısı ile 25.2.2015 te ürün tartımı geciktirmesi, 2.3.2015 tarihinde fazla mesaiye gelmemesi, motivasyonun düşük olması Facebook’ta şirketle ilgili olumsuz yorumlar yapması gerekçeleriyle haklı nedenle feshedilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemenin davacının fazla mesaiye kalmamasının haklı fesih nedeni oluşturmayacağı yönündeki gerekçesi isabetli ise de davacının davalı işveren aleyhine tutum ve davranışlarda bulunduğu ve Facebook sayfasında şirket aleyhine yorumlar yaptığı, dosyada bulunan dilekçelerde de davacının işi yavaşlattığı yönünde şikayetlerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının bu davranışlarının haklı feshe neden olacak nitelikte olmamakla birlikte iş ilişkisinin sürdürülmesinin davalı işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyecek hale gelmesine neden olduğu, feshin bu nedenle geçerli nedenlere dayandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılarak ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalıların yaptığı 150.00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 24.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy