MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.03.2012 tarihinde davalı şirkette görsel tasarım sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, 03.03.2015 tarihinde iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının görsel tasarım sorumlusu olarak görev yaptığını, çalışma saatlerine riayet etmediğini, pozisyonundan doğan görevlerini zamanında yerine getirmediğini, iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosya içeriği ve toplanan delillere göre davalı tarafça yapılan 02.03.2015 tarihli feshin davacıya tebliğ edilmediği ve davalı tarafça feshin haklı sebeplere dayandığı iddia edilmiş ise de davalı tarafın tanık bildirmediği ve ispat yükümlülüğü işverende olmasına rağmen haklı ve geçerli fesih iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
03.03.2015 tarihli işveren feshi, 4857 Sayılı İş Kanununun 25/II-h bendi kapsamında olup, haklı nedenle fesih niteliğindedir. İşverenin haklı nedenle fesih bildirimini işçiye yazılı olarak tebliğ etmesi zorunlu değildir. İşverenin haklı nedenle fesih yaptığını düşündüğü durumda da feshin haklı fesih ağırlığında olmayıp, geçerli fesih kabul edildiği hallerde ise yazılı fesih bildiriminin yokluğu geçerliliği ortadan kaldırmaz.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin 2013 yılından itibaren defalarca işe geç geldiği için savunmasının alınıp uyarıldığı, keza 05.01.2015 tarihinde gerçekleşen işe geç gelme olayı nedeniyle savunması istenildiğinde davacı işçinin ““saha personeli olarak herhangi bir gece çalışmasında ekstra talebim olmamasına rağmen mağazaya geç girdiğim ifadesinin kullanılmasından son derece üzgünüm. Müdürüm ...’na haber vermeliydim. Fakat işi bitirme saatinin başlama saatinden daha önemsiz olduğunu düşünmedim.” şeklinde savunma verdiği, savunmasında geç gelmeyi kabul etmekle birlikte savunmasında belirttiği hususların ve cevap tarzının dahi tek başına işyerinde olumsuzluklara yol açacak mahiyette olduğu, bilahare işe geç gelme eyleminin 02.03.2015 tarihinde yinelenmesi sonrasında ise açıklandığı üzere İş Kanununun 25/II-h bendine göre fesih yapıldığı anlaşılmaktadır.
Makul seviyeyi aşar derecede işe geç gelme eylemi ve davacı işçinin 05.01.2015 tarihli yazılı savunma içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davacı işçinin eylemi haklı feshi gerektirecek boyuta ulaşmamakla birlikte işyerinde olumsuzluklara yol açtığı ve artık işverenden çalışmayı sürdürmesinin beklenemeyeceği, bu suretle feshin geçerli nedene dayandığı anlaşılmakla, davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 180,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 08.05.2017 günü oybirliği ile karar verildi.