MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 12.07.2013 tarihinden itibaren davalı işyerinde teknik müdür olarak çalıştığını, 28.07.2015 tarihinde geçerli neden olmadığı halde şirket yetkilileri tarafından iş akdinin feshedildiğinin davacıya bildirildiğini, o anda bazı evraklar doldurularak davacıdan imzalamasının istendiğini, imzalamaması halinde tazminatlarının ve hak kazandığı maaşının ödenmeyeceği şeklinde tehdit edildiğini, maddi olarak alacağı maaşa ve tazminatlara ihtiyacı olan davacının verilen evrakları imzalamak zorunda bırakıldığını, davalı işveren tarafından feshin son çare olma ilkesine riayet edilmediğini iddia ederek; davalı işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 30.12.2014 tarihinde emeklilik nedeniyle tüm yasal haklarının ödenmesi koşulu ile 07.01.2015 tarihinde ayrılmak istediğine ilişkin yazıyı şirkete sunduğunu, şirketin davacının ayrılma sebebini uygun bulduğunu ve davacıya bildirdiğini, ancak davacının 06.01.2015 tarihinde verdiği emeklilik ile ayrılış dilekçesinin iptal edilip mevcut işinde devam etmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiğini, daha sonra davacının 27.07.2015 tarihinde kendi isteği ile ayrılma kararını şirkete bildirdiğini, davacının talebi üzerine 28.07.2015 tarihinde iş akdinin hak ve alacakları ödenerek feshedildiğini, karşılıklı anlaşma ve anlaşma şartlarının şirket tarafından yerine getirilmesi nedeniyle davacının işe iade davası açma hakkının bulunmadığını, davacının ibranameyi irade sakatlığı ile imzaladığı iddiasının gerçek olmadığını, davacının imzaladığı belgenin sonuçlarının farkında olabilecek düzeyde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, akdinin feshine yönelik alınmış bir işletmesel karar bulunmadığı ve fesih sebebinin açık ve kesin olarak fesih yazısında belirtilmediği, fesih işleminin usul ve şekil yönünden geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı tarafa 27.07.2015 tarihli el yazısı ile düzenlenmiş “ikaleye davet” dilekçesinin gösterilerek, diyeceklerinin sorulması, irade fesadı iddiası olursa buna yönelik araştırma yapılması, irade fesadını iddia edenin ispat etmesi gerektiğinin gözetilmesi, yazı- imza inkarı halinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken, mahkemece yargılama aşamasında “ikaleye davet” dilekçesi değerlendirilmeyerek davalı tarafın savunması dikkate alınmaksızın hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy