MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 19/09/2014 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, dilme operatörü olarak görev yaptığını, müvekkilinin iş akdine davalı işyeri tarafından 31.08.2015 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, işverenin fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorunda olduğunu, İş Kanunun 18. Maddesine uyulmadığını, feshin son çare olma ilkesine uyulmadığını iddia ederek davacı işçinin iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacıya 03/08/2015 tarihinde iş akdinin feshedildiğinin bildirildiği, fesih gerekçeleri izah edilerek fesih bildirimi tebliğ edildiğini, davacının fesih bildirimini tebliğ aldığını, 31/08/2015 tarihi itibariyle iş ilişkisinin sona ermiş olacağının bildirildiğini, davacının 29/09/2015 tarihinde dava açtığını, davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini, davacının uyarılmasına rağmen ısrarla iş yeri tuvaletinde sigara içtiğini iş yeri kurallarına aykırı davrandığını, davacının yasak alanlarda sigara içmek konusunda ısrarcı tutumu ve bilerek isteyerek bu davranışını tekrar ettiğini, iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunun 17 ve 18. Maddeleri uyarınca 03/08/2015 tarihinde feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının çalışma süresine göre iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği düzeyde olmadığı, zira davacının özlük dosyasının incelenmesinden feshe konu olay dışında aleyhine hiçbir disiplin cezası, tutanak, ihtar vb bilgi ve belge olmadığı görülmüş, iş güvenliği açısından tehlike oluşturmayacak şekilde tuvalette sigara içmesi sebebi ile davacının iş akdinin sona erdirilmesinin ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil edeceği, davacının davranışı karşısında öncelikle bir ihtar cezası verilmesi, tekrarlanması halinde iş akdinin feshedileceği hususunun ihtar edilmesinin disiplin hükümlerine uygun düşeceği, bu durumda feshin geçerli nedene dayanmadığı ve davalı işverenin feshin geçerli ve haklı nedene dayandığı iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız).
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshinin 03.08.2015 tarihinde davacı işçiye bildirildiği, davacı vekilince dava dilekçesinde her ne kadar 31.08.2015 tarihinde işten çıkışın yapıldığı iddia edilmiş ise de; davacı asilin 03.08.2015 tarihli el yazılı dilekçesinde; “ 28.07.2015 tarihinde yasak olmasına rağmen bodrum kat erkekler tuvaletinde sigara içmemden dolayı iş hakkımın feshedildiğini kabul ediyorum. Gereğinin yapılmasını arz ederim.” şeklinde yazdığı görülmüştür. Duruşmada dinlenen davacı asil beyanında 31/08/2015 tarihinde iş akdi feshedilirken kendisine 03/08/2015 tarihli tutanak düzenletildiğini, bu tarihten önce iş akdimin feshedileceği konusunda bilgi sahibi olmadığını söylemişse de davacının kendisine eski tarihli belge imzalatılırken baskı yapıldığına veya iradesinin fesada uğratıldığına dair bir iddiasının bulunmadığı anlaşılmakla davacının iş akdinin davalı işverenlik tarafından 03/08/2015 tarihinde feshedildiği, davanın ise 29/09/2015 tarihinde bildirim tarihine göre bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 150,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 08.05.2017 tarihinde karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy