MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 20/06/1989-30/04/2015 tarihleri arasında davalı işyerinde “... Memuru” unvanı ile çalıştığını, davalı tarafından 27/02/2015 tarihinde müvekkiline ihbar öneli verilerek iş akdinin 30/04/2015 tarihi itibariyle feshedileceğinin bildirildiğini, fesih bildiriminde, ... Kaynakları Sistemleri Yönetmeliğinin 20. maddesi uyarınca, emeklilik hakkı kazanması nedeniyle iş akdinin feshedileceğinin bildirildiğini ve fesih bildiriminin ekine de ilgili yönetmeliğin eklendiğini, müvekkilinin bu yönetmeliğin oluşmasına bir katkısı olmadığını, işverenin kendi içinde bir yönetmelik hazırlaması, sonra yine kendi yönetmeliğine göre işçi çıkarması İş Hukuku ölçülerine göre bir anlam taşımadığını ve yerleşik Yargıtay kararlarına göre de bir işçinin emeklilik koşullarını tamamlamış olması onun işten çıkarılması için bir neden olmadığını, davalı işyerinde daha önce de bu nedenlerle bazı çalışanlar çıkarılmış ve açılan işe iade davaları sonucunda tek başına emeklilik koşullarını tamamlamanın feshi geçerli hale getirmeyeceğine dair kararların Yargıtay onayından geçerek kesinleşmiş olduğunu, müvekkilinin emeklilik için gerekli yaş, prim sayısı gibi koşullan tamamlaması halinde işten ayrılacağına dair bir iradesi ya da taahhüdü olmadığını ve fesih için ayrıca bir neden de bildirilmediğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine ve yasal sonuçlara hükmedilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, fesih işleminin İş Kanunu'nun 19. maddesinde belirtilen usule uygun surette gerçekleştirildiğini, fesih sebebinin açık, kesin ve somut bir şekilde belirtildiğini, ... Kaynakları Sistemleri Yönetmeliği'nin 20. maddesi uyarınca, davacının bağlı bulunduğu Sosyal Güvelik Kurumunda emeklilik hakkı kazanması nedeniyle geçerli sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının emeklilik hakkı kazanması iş akdinin feshine yeterli olmadığı, davalı tarafın feshinin haklı ve geçerli bir sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (12.12.2013 gün ve 2013/8422 Esas, 2013/33052 Karar sayılı ilamımız). Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta, davalı işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetli olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacı işçinin davalıya ait işyerinde 20/06/1989-30/04/2015 tarihleri arasında çalıştığı, kıdeminin 15 yıldan fazla olduğu dikkate alındığında kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 7 aylık ücreti tutarında belirlenmesi yerinde değildir. Bu tazminatın davacının 6 aylık ücreti tutarında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca, Dairemizce hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
F-) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsili gerektiğinin tespitine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 35,90 TL. karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL. harcın mahsubu ile bakiye 8,20 TL. karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 233,50 TL. yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Kesin olarak 17/09/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.