MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı... merkezinde aşçı ustabaşı yardımcısı olarak 01/07/2013 tarihinde çalışmaya başladığını, çalışmasının kesintisiz olarak iş akdinin işveren tarafından geçersiz olarak feshedildiği 30/06/2015 tarihine dek sürdüğünü, işyerinde emir ve talimatların davalı ...tarafından verildiğini, buna rağmen müvekkilinin çalışmış olduğu birimdeki bütün çalışanlarını sigortalarının farklı işverenler tarafından yapıldığını, 30/06/2015 tarihinde davalı ... Araştırma merkezinde müvekkilinin çalıştığı birimde taşeron işverenin değiştiğini, yeni taşeron şirketinin çalışmak istememesi sebep gösterilerek müvekkilin iş akdinin bir nolu davalı ... tarafından geçersiz olarak feshedildiğini, davalı işyerinde otuz veya daha fazla işçi bulunduğunu, müvekkilinin kıdeminin 6 aydan fazla olduğunu, işveren tarafından iş akdinin feshi ile ilgili olarak geçerli bir sebep gösterilmediği gibi savunmasının alınmadığını iddia ederek müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve davalı ...zine işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı ... ve Teknolojik Araştırma Kurumu (...) vekili cevap dilekçesinde, müvekkil kurumun bir kamu kurumu olduğunu, davacının müvekkil kuruma hizmet alımı ihalesi ile hizmet veren bağımsız şirketlerin işçisi olduğunu, bu nedenle müvekkil kurumun bu davada taraf olarak gösterilmesinin doğru olmadığını, davacının iş akdinin diğer davalı ...tarafından sonlandırıldığını, davacının herhangi bir ad altında doğmuş bir hakkı veya alacağı olmadığını ve müvekkil kurumun sorumluluğu olmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... ve Tic. A.Ş nin vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın üst işveren olan ...nezdinde belirsiz süreli akit ile çalışmadığı, sadece alt işveden nezdinde belirli süreli akit ile çalıştığının kabul edilmesi halinde ihale süresinin bitimine bağlı alarak iş akdi sona erdiği için huzurdaki davanın reddedilmesi gerektiğini, ihale alan müvekkilinin iş kanunu anlamında işyeri devri yapmadığını, kamu ihale makamı olan ...'ın asıl işveren olarak kabulü gerekeceğini, müvekkilinin ne işe iade davasının mali sonuçlarının ne de fiili sonuçlarının muhatabı olmadığını, davacı tarafın işe dönecek olması halinde mali açıdan da davalı ...kurumunun muhatabı olması gerektiğini, davacının açılan davada davalı kurum olan Tübitak’daki işine dönme talebi olduğundan müvekkil şirket açısından davacının husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece dosya kapsamına göre davalı ...ile diğer davalı arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının yardımcı iş kapsamında alt işveren işçisi olarak çalıştığının anlaşıldığı, davalı ...ın davacının işvereni olmadığı, buna rağmen davacının muvazaa iddia ederek asıl işverene karşı dava açtığı, burada husumette yanılma olmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi uyarınca, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”
Feshin geçersizliği ve işe iade davasında, asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu takdirde, her iki işverene birlikte dava açılması halinde, muvazaa olmadığı sürece, alt işveren işçisi ile ilgili davada istemin ve verilecek kararın, feshin geçersizliği ve işe iade yönünden alt işveren, ancak feshin geçersizliğine bağlanan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden her iki işverenin birlikte sorumluluğu kapsamında olması gerekir. Muvazaalı olduğu takdirde ise asıl işveren işçinin başlangıçtan beri işvereni olduğundan işe iadenin asıl işveren yönünden kurulması gerekir. Alt işveren muvazaalı işlemin tarafı olduğundan asıl işverenle birlikte feshin geçersizliğine bağlanan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden sorumluluğuna karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece davalılar arasında muvazaa olmadığına dair kanaate ulaşılarak davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak dava dilekçesinde hem ... ve Tic. A.Ş. hem de ...davalı olarak gösterilmiştir.Mahkemece davalılar arasında muvazaa olmadığına yönelik yapılan tespit yerinde ise de, bu durumda davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi içinde işe iade talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilmesi ve davacının işe iade talebinin kanunen aranan şartları taşıyıp taşımadığı, haklı olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerekirken davanın husumet nedeniyle reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.