MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Demirsan Şirketinin Dilovası'nda ki fabrikasında 20/02/2013 -04/02/2015 tarihleri arasında tır şoförü çalıştığını, iş akdinin haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek, müvekkilinin işe iadesini, kararı davalı işverence uyulmaması durumunda 8 aylık brüt ücret ve yan hakları tutarında tazminat ödettirilmesine; müvekkilinin karar kesinleşinceye kadar çalıştırılmadığı süre için 4 aylık brüt ücret ve diğer haklarının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 4857 Sayılı İş Kanunun 17. Maddesi hükümleri uyarı tüm işçilik hak ve alacakları, ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek suretiyle 04/02/2015 tarihinde iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davalı şirket yönetim kurulu kararı uyarınca iki vardiya çalışılmak suretiyle aylık 12 bin ton olan Çubuk Hadde üretimini bir vardiya çalıştırmak suretiyle 6 bin tona indirilmesine karar verilmesi; 27/12/2014 tarihinden 28/01/2015 tarihine kadar iş olmadığı için çalışanların büyük bir bölümüne yıllık izin kullandırılması; buna rağmen daha sonrasında kötü piyasa şartlarının devam etmesi, ürettikleri mamülleri satabilme imkanlarının zorlaşması, ileride çubuk hadde üretimini tamamen sonlandırılmasına karar verilip tek vardiyalı çalışmaya düşüleceğinden çubuk hadde de çalışan işçilerden bazılarının münhal kadrolarda değerlendirme imkanı bulunmadığından bir kısmının işinin sonlandırılmasına 4857 Sayılı İş Kanunun 29. maddesi gereği 01/02/2015-28/02/2015 tarihleri arasında 50 işçinin toplu olarak çıkarılmasına dair karar alındığına; bu doğrultuda ilgili kurum ve kuruluşlara toplu çıkarma talebinde bulunulduğunu; bu hususun bağlı bulunduğu Çelik İş Sendikası Gebze Şube başkanlığına ve iş yeri Baştemsilciliği'nden yazılı olarak bildirilip taraflar arasında yapılan toplantılar sonrasında ilanen duyurularak fesihlerin gerçekleştirilmesine karar verildiği; bu sebeplerden dolayı 4857 Sayılı İş Kanunun 17. Maddesi hükümleri uyarı tüm işçilik hak ve alacakları, ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek suretiyle 04/02/2015 tarihinde iş akdinin feshedildiğinin belirtildiği; fesih bildiriminin aynı tarihte davacı tarafından tebliğ alındığı; davacının iş güvencesi hükümleri kapsamında olduğu; feshin usule uygun yapıldığı; işletmesel kararda ve fesih bildiriminde belirtilen finansal sıkıntı ve kapasite düşüşünün gerçek olduğu; davalı şirketin almış olduğu işletmesel kararları uyguladığı; davacının 04/02/2015 tarihinde davalı şirkete "...toplu işten çıkarma kararı tarafımıza bildirilmiş olup; tüm işçilik haklarım ve alacaklarım ile ihbar ve kıdem tazminatım ödenmek suretiyle gönüllü olarak işten ayrılma isteğimi bildirir, işten çıkarılacak kişiler belirlenirken iş bu talebimin dikkate alınmasını saygılarımla arz ve talep ederim." şeklinde işten gönüllü kendi isteği ile ayrılmak istediğine dair dilekçe verdiği ve bu dilekçenin işveren tarafından değerlendirmeye tabi tutularak işveren tarafından 05/02/2015 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Kocaeli İl Müdürlüğü Dilovası Şube Müdürlüğü'ne davacı ... ile birlikte 7 çalışanın gönüllü işten ayrıldığı; 3 işçisinin ise toplu işten çıkarma uyarı iş akitlerinin sona erdiğinin bildirildiği; davacı tarafın işverene vermiş olduğu işten gönüllü olarak ayrıldığına ilişkin bu dilekçeden dava dilekçesinde hiç bahsetmediği gibi davalı tarafça dosyaya ibraz edilen cevap lahiyası ekindeki belgeler içerisinde bulunan dilekçe ile ilgili herhangi bir beyanda ve açıkça itirazda bulunmadığı; davacı vekilinin bu gönüllü ayrılma dilekçesinden bilirkişi kurulu raporunu hazırlayıp dosyaya ibraz edip davacı vekiline 08/02/2016 tarihli celsede tebliğ edilmesine müteakip 02/03/2016 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile bu gönüllü ayrılma dilekçesinden bahsedip müvekkilinin iradesi fesada uğratılarak içinde bulunduğu durumdan faydalanılarak imzalatıldığını iddia etmesi karşısında davacı tarafın bu savunmasına itibar edilmemiş olup davalı işverenin davacının iş akdini toplu işçi çıkarma kararına bağlı olarak davacının kendi isteği ile işten ayrılma dilekçesi doğrultusunda iş akdinin feshetmesinin yasaya, usule uygun olduğu anlaşıldığından davacının davalı işveren şirket hakkında açmış olduğu işe iade davasının reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, davalı şirketin işlerin azalması nedeniyle çubuk hadde üretimini durdurma ve bu amaçla bu bölümdeki işçilerin iş sözleşmesinin feshedilmesi yönündeki işletmesel karara uyularak davacının iş sözleşmesinin feshedildiği 04/02/2015 tarihli fesih bildiriminden anlaşıldığı ayrıca davacının 04.02.2015 tarihli toplu işten çıkarma kararına istinaden gönüllü olarak işten ayrılmak istediğine ilişkin dilekçe verdiği, davacı taraf, bu belgedeki imzayı kabul etmek ile birlikte, belgenin, tazminatları alabilmesi için baskı ile davacıya imzalatıldığını iddia ettiği,Davacı tanığı ... beyanında davacının tazminatını alabilmek için belgeyi imzaladığını beyan ettiği, Gönüllü olarak işten ayrılma isteğine ilişkin belgedeki tarih kısmı rızanın alındığına dair belgenin fesih ile aynı tarihli olması karşısında davacı tarafından 04.02.2015 tarihli belgenin tazminatların ödenmesi koşulu olarak baskı ile imzalatıldığı görüşü ile işten gönüllü ayrılma beyanının geçersiz olduğu kanaatine varıldığı,aynı şekilde iş yerinden çıkartılan Vasfi Özer'in emsal dosyasında Gebze 2.İş Mahkemesi'nin 2015/193 Esas,2016/387 Karar ile davacının işe iadesine karar verildiği ve Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin 2016/21708 Esas sayılı onama ile kesinleştiği hususu birlikte değerlendirildiğinde davacının işe iadesine karar verilerek, 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalıya ait işyerindeki işine İADESİNE,
3- Davacının yasal süre içerisinde başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde davacıyı işe başlatmaması halinde; davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının, davacının kıdemi ve fesih nedeni göz önünde bulundurularak takdiren 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacının işe iadesi için işverene süresi içerisinde başvurması halinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre içerisinde hak kazanılacak olan en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi gerektiğinin TESPİTİNE,
5-Davacı tarafça yapılan 27,70 TL başvurma harcı, 27,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 55,40 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan, 262.50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, fazla kalan davalı delil avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine,
8-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine,
Kesin olarak 30.05.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy