MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 11/04/2011-15/01/2013 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davalı site yönetimince hiç bir bildirim yapılmadan haksız ve yasaya aykırı bir şekilde iş akdine son verildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iddiaları kabul etmeyerek davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdinin davalı tarafça feshedildiği, fesih sebebi ve şekli itibari ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Yargılama safhasındaki tarafların ispat hakkı ve buna bağlı olarak delillerin değerlendirilmesi hususu uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta; davalı tarafından yasal süresi içinde sunulan 01.07.2014 havale tarihli cevap dilekçesinde 3 adet tanık bildirilmiş ve 02.07.2014 tarihinde gider avansı yatırılmıştır.
Mahkemece ön inceleme duruşması 26.11.2014 tarihinde yapılmış, davalıya ön inceleme duruşmasında 6100 sayılı HMK’nın 140/5. ve 240/3. maddeleri uyarınca tanıklarının adreslerini bildirmesi için kesin süre verilmemiş, davacı tanığı dinlenmiş, dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmış, davalı vekili 11.09.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde delil listesinde yer alan tanıklarının dinlenmesini talep etmiş, Mahkemece karar celsesinde davalı vekilinin tanık dinletme talebinin reddine karar verilerek sonuca gidilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Bu hak açıklamada bulunma hakkını ve dolayısı ile delil bildirime ve bildirilen delillerin toplanmasını ve değerlendirilmesini kapsar. Davanın taraflarının, usul hukuku hükümlerine aykırı olarak ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
Davalıya tanıkların adreslerini bildirmesi için usul ve yasaya uygun kesin süre verilmeden tanıklarının dinlenmemesi ispat hakkının kısıtlanması mahiyetindedir. Bu durum hukuki dinlenme hakkının ortadan kaldırılması ve buna bağlı olarak adil yargılanma hakkının ihlalidir. Yargılamanın usul hükümlerine aykırı olarak sonuçlandırılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.05.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy