MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı şirkette 21/07/2008 - 02/07/2015 tarihleri arasında mücellit ustası olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haklı veya geçerli bir neden olmaksızın, sendikal faaliyetlerinden dolayı feshedildiğini iddia ederek, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine, işsiz kalınan süreye ilişkin 4 aylık brüt ücrete, 6356 Sayılı Yasanın 25. maddesi uyarınca davalı işverenin işe başlatmaması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın davalı işverenin davacıya bir yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminat ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e, h maddesi uyarınca haklı nedenle ve ihtarname gönderilerek feshedildiğini, sendikal nedene dayanmadığını, amirlerince verilen görevi yapmadığını, mazeretsiz işe gelmediğini, fason işçilerden birisiyle ahlak dışı ilişki yaşadığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve feshin geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının, devamsızlık yaptığı, fason iş yapan dava dışı şirket çalışanı ile ahlak dışı ilişki yaşadığı, verilen görevi yapmadığı, huzursuzluk çıkardığı, çalışma düzenine uymadığı ve performansını azaltarak işi yavaşlattığından bahisle iş akdi sona erdirilmiş ise de, 08.05.2015 tarihli olay nedeniyle fesih hakkı 6 günlük süresi içerisinde kullanılmamış olup İşverence yapılan feshin, haklı veya geçerli bir nedene dayandığının ispatlanamadığı ve davacı tarafça da feshin sendikal nedene dayandığına ilişkin somut delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğinin tespitine, davacının işe iadesine, tazminatların tespitine, sendikal tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı işverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, sendika üyeliklerini sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri gibi şartlara bağlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Yine, işçiler arasında çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından ayrım yapılamayacağı da yasada öngörülmüştür. Sendikal faaliyetlere katılma da güvence altına alınmıştır. Sözü edilen hükümlerden “fesih dışında” olanlara aykırılık halinde işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere tazminata tabi olduğu Yasada açıklanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 22.10.2014 tarihli oturumunda verilen 2013/1 E. sayılı kararında, maddede yer alan “…fesih dışında…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, yürürlüğün durdurulması isteminin koşulları oluşmadığından talebinin reddine karar verilmiştir.
Sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçi, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine dair dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21. maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. İşçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez.
İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür.
Fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlüdür.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; mahkemece davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğini ispatlayamadığı gerekçesi ile sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyada bulunan belgelerden davacının 28.5.2015 tarihinde sendikaya üye olmak için başvurduğu, 5.6.2015 tarihinde başvurusunun kabul edilerek sendikaya üye olduğu, dosyada bulunan sendika üyesi işçilerin listesinde davalı işyerinde 3 işçinin sendikaya üyeliğinin devam ettiği, 5 üye işçinin istifa ettiği ve bu işçilerin temmuzda üye olup temmuz, ağustos ve eylül aylarında istifa ettiğinin görüldüğü, yargılama sırasında dinlenen davacı tanığı ...’ın çalışma koşullarının yetersizliği, gibi sıkıntılarla davalı şirket çalışanları olarak 2015 yılı Mayıs ayında sendika ile irtibata geçtiklerini, Mayıs ve Haziran ayında grup halinde 2 ayrı görüşme yapıp, daha fazla üye yapılmasında mutabakata vardıklarını, üyeliklerin Mayıs ayı itibari ile başladığını, tek tek görüşmeler yapıldığını, işverenin sendikalı olduklarını öğrendiğini, vardiya amirinin serviste '' sendika üyesi olanlar bu sene zam beklemesin dediğini, davacının sendika üyeliği işten çıkartılmasına neden olduğunu beyan ettiği, tarafların ortak tanığı ...’ın ise beyanında işverenin baskı yapmadığını ancak işverenin yeğeni İlhan Veli Mahmutoğlu’nun kendilerini çağırıp, toplantı yaptığını,” Neden sendikaya üye oldunuz, kim önderlik yaptı, ... mı sizi çağırdı?” dediğini , işverenin davacı işten çıkartılmadan önce sendikaya üye olduklarını öğrendiğini, üyelikten ayrılmaları için baskı yapılmadığını, sadece bize sendikaya üye olanların isimlerini sorduğunu ifade ettiği ,diğer davalı tanıklarının ise sendika üyeliğinden istifa için kimseye baskı yapılmadığını beyan ettiği görülmüş olup tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği anlaşıldığından sendikal tazminat talebinin kabulü gerekirken, mahkemece sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının sendikal fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6.Davacının yaptığı 291,50 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 12.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy