MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; 2011 yılında davalı işyerinde işçi olarak işe başladığını, işyerinde çalışırken çalışmış olduğu makinenin kablosunun kendiliğinden kesildiğini, işverenin bunu bahane göstererek tazminatsız ve sosyal haklarını vermeden çıkarmak istediklerini, 01/09/2015 tarihinde herhangi bir sosyal hak ödenmeden işten çıkarıldığını iddia ederek haksız feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine yasadan doğan hakların ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı vekili; davacının müvekkil şirkette 22/07/2011 tarihinde makine operatörü olarak işe başladığını, vardiya kayıtlarında ismi yer alan kişiler ile 28/08/2015 tarihindeki güvenlik kamerası kayıtlarının geriye doğru incelenmesi suretiyle tespit olunduğunu, kendisinden savunma talep edildiğini, davacının makine tesisatına zarar vermediğini "sigara içtiğini" beyan ettiğini, TİS hükümlerine uygun olarak Disiplin Kurulunca alınan 01/09/2015 tarihli karar uyarınca ve TİS İç Yönetmeliğinin 39. maddesi (sigara içme yasağına uymama) ve İş Kanununun 25/2-ı maddesi (işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi) davacının iş akdi ihbarsız ve tazminatsız olarak feshedildiğini,15/09/2015 tarihinde yapılan incelemeler sonucunda davacının bizzat bir makine sensörüne bant yapıştırmak suretiyle makineyi işlemez hale getirdiğine ilişkin görüntüler bulunduğunu, işyeri yönetmeliklerine, TİS ve iş sözleşmesi hükümlerine aykırı hareket ettiğini üretim sahasında yasaklanmış bulunulan sigara içmek eylemiyle gerçekleştirdiğini 01/09/2015 tarihli savunma beyanında açıkça kabul ettiğini savunarak davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin davalı işverence "23/05/2015, 11/07/2015, 28/08/2015 tarihlerinde meydana gelen arızalar sonucu kamera kayıtları ve şahitlerin beyanı sonucunda İş kanunu 25/2-ı maddesi ve TİS 39 . Maddesi gereğince fesih edilmesine karar verilmiştir " denilerek feshedildiği ,davacının davalı işverene ait makinelere kasten zarar verdiğinin iddia edildiği ,davacının davalı işverene kasten zarar verdiğine ilişkin somut tanık beyanının bulunmadığı ,kamera kayıtlarında da davacının makinenin kablolarını kestiğine ilişkin bir görüntünün bulunmadığı ,davalı işverenin fesih sebebi ile bağlı olduğu ve feshin haklı ve geçerli bir sebebe dayandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü açıkça davalı işverene yüklenmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının iş akdi davalı işverence "23/05/2015, 11/07/2015, 28/08/2015 tarihlerinde meydana gelen arızalar sonucu kamera kayıtları ve şahitlerin beyanı sonucunda İş kanunu 25/2-ı maddesi ve TİS 39 . Maddesi gereğince fesih edilmesine karar verilmiştir " denilerek feshedilmiş olup her ne kadar mahkemece davacının davalı işverene kasten zarar verdiğinin ispatlanamadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmişse de davalı işyerinde geçerli olan toplu iş sözleşmesinin 39. Maddesinde sigara içilmez işareti bulunan yerlerde sigara içmek ve buralara ateşle girmek eylemlerinin işten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerektiğinin düzenlendiği, davacının ise 01.09.2015 tarihli savunmasında makinenin daha önce de arıza verdiğini kabloları kesmediğini makinenin arkasına arkadaşlarıyla muhabbet etmek, sigara içmek ve telefonla görüşmek için geçtiğini söylediği kamera kayıtlarında da davacının davalı işyerinde mesai saatlerinde sigara içtiğinin görüldüğü anlaşılmakla davacının davalı işveren aleyhine tutum ve davranışlarda bulunduğu, taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği ve davacının eylemlerinin haklı feshi gerektirecek ağırlıkta olmamakla birlikte iş ilişkisinin sürdürülmesinin davalı işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyecek hale gelmesine neden olduğu, bu nedenle feshin geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca davacı yargılama sırasında kendisini avukatla temsil ettirmediği halde hükümde davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalıdır.
4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 250.00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 12.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.