MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirketin bağlı olduğu grup bünyesindeki ... Basın Yayın ve Hiz. A.Ş. nezdinde çalıştığını, daha sonra iş akdinin davalı ... Matbaacılık ve Ambalaj San. A.Ş.'ye nakledilerek iş akdinin feshedildiğini, iş akdinin atandığı ofset depo sorumluluğu görevini yerine getiremediği gerekçesi ile görev ve sorumluluk alanını pasifleştirmiş ardından da iş akdinin tensikat gerekçesi ile sona erdirildiğini, asli görevi olan ambalaj depo sorumluluğuna iade edilmeden tensikat gerekçesi ile işten çıkartılmış olup iş akdinin geçerli bir sebebe dayanmadığından hukuka aykırı olduğunu belirterek iş akdinin geçersiz nedenle feshedildiğinin tespitini ve davacının işe iadesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işten ayrılmasını kendisinin talep ettiğini, davacının kendi el yazısı ile hazırlayıp imzaladığı ayrılma talebini içeren dilekçesinin davalı tarafından kabul gördüğünü, davacıya talep ettiği kıdem ve ihbar tazminatları ile 14 günlük izin ücreti ödenmek suretiyle davacının iş akdinin sona erdirildiğini, ayrılma talebi davacıdan geldiğinden olayda davacının çıkarı olduğunu, istifa eden bir işçiye tazminat ödemesi yapılmayacağını işçinin ayrılmak istemesi üzerine kendisine tazminat ödemesi yapılabilecek şekilde iş akdinin sonlandırıldığında o işçiye makul yarar sağlanmış olduğunu, kendi arzusu ile işten ayrılan, ibraname imzalayan davacının bu konuda herhangi bir irade fesadı iddiasında bulunmadığı gibi üniversite mezunu olan bir kimsenin irade fesadına uğramayacağının da Yargıtay içtihatlarından olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, istifa dilekçesi ve davalı işverenliğin davacının talebi üzerine kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağını ödeyerek iş sözleşmesini fesih etmesini hukuken geçerli bir ikale sözleşmesi olarak kabul etmek mümkün olmadığını, benzer mahiyette olan ve ... Anadolu 24. İş Mahkemesinde görülen davacı ... ile mahkememizin iş bu dosyasındaki davacının aynı tarihte çalışmalarının sona erdiğini, aynı mahiyette istifa dilekçeleri hazırladıkları görüldüğünü, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi hiçbir gerekçe ileri sürmeksizin istifa eden bir işçiye davalı işverenliğin büyük bir kadirşinaslık göstererek ödeme zorunluluğu olmadığı halde kıdem ve ihbar tazminatını ödemesi de yine hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumda davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatını ve yıllık ücretli izin alacağını alabilmek adına kendi el yazısı ile belirtilen şekilde istifa dilekçesi hazırladığını davalı işverenlikçe iş sözleşmesinin fesih edildiğini, bu durumda geçerli bir ikaleden bahsetmenin mümkün olmadığını, iş sözleşmesinin davalı işverenlikçe fesih edildiğinin kabulünün gerektiğini, fesih bildirimin de 4857 sayılı yasanın 19. maddesinde belirtilen şekilde fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmediğini, şekli anlamda usulüne uygun bir feshin bulunmadığını, feshi geçerli olarak kabul etmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı iş akdinin işveren tarafından feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayanmadığı iddia ederek işe iade talebinde bulunmuş, davalı işveren icra borçları olan davacının paraya ihtiyacı olduğu için kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek iş akdinin feshedilmek istediğini, davacıdan gelen teklif üzerine iş akdinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti ödenerek feshedildiğini savunmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının hakkında üç ayrı borç nedeniyle davalı işverenliğe haciz ihbarnamesi gönderildiği ve yapılan ödemelerin bu dosya borçlarına yatırıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece, davacı tanığı olarak dinlenen ...'in dosyasına atfen davacının irade fesadına uğratıldığından işe iadesine karar verilmiş ise de, her dosya kendi delilleriyle değerlendirilerek sonuçlandırılmalıdır. Somut uyuşmazlıkta, davacının iş akdinin kendi talebi üzerine sona erdirildiği, irade fesadına ilişkin tanık ...'in ifadesinin soyut kaldığı, başka bir deyişle davacının irade fesadını kanıtlayamadığı anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulü hatalıdır. Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmekle, Dairemizce 4857 Sayılı Yasa’nın 20/3 maddesi uyarınca hükmün bozularak ortadan kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Sübut bulmayan davanın REDDİNE,
3- Davalı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.si uyarınca hesaplanan 1.980,00 TL. maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4- Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
5- Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6- Kullanılmayan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgili tarafa iadesine,
7- Temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak, 06/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.