MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalılardan ... İşletmesi İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.05.2008 tarihinden itibaren davalılara ait hazır beton santralinde mikser operatörü olarak çalışmaya başladığını, çalışmanın 25.12.2013 tarihine kadar devam ettiğini, işyerinin önceleri ... Beton İnş. ve Mad. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından işletilmekte iken, 11.09.2009 tarihinden sonra diğer davalı ... İşletmesi İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından işletildiğini, işveren değişikliği olmuş ise de müvekkilinin aynı işyerindeki çalışmasının değişmediğini, davalı şirketlerin aynı aileden gerçek kişilere ait olduğunu ve davacıya karşı müteselsilen sorumlu olduklarını, fazladan yaptığı çalışmaların karşılığının ödenmediğini, sigorta primlerinin de gerçek ücret üzerinden yatırılmadığı için istifa ederek işyerinden ayrıldığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı ... İşletmesi İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının özel sebepleri ile istifa ederek işten ayrıldığını, çalışmalarının karşılığının ödendiğini, davalı şirketler arasında organik bağ bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Beton İnş. ve Mad. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili şirket nezdinde 01.05.2008-24.01.2009 arasındaki çalışmasının hak ettiği ihbar tazminatı ödenerek sona erdiğini, davacının 29.01.2009 tarihli ibranamede bu hususu beyan ve kabul ettiğini, davalı şirketler arasında organik bağ bulunmadığını, davacının tüm ücret alacaklarının ödendiğini bu hususun imzalı ve ihtirazi kayıt konulmadan imzalanan ücret bordroları ile sabit olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 01.04.2010-25.12.2013 tarihleri arasında 3 yıl 8 ay 24 gün hizmet süresi bulunduğu, fesih tarihinde davacının ödenmeyen yıllık ücretli izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarının bulunduğu, kıdem tazminatına hak kazandığı, dosya içeriğinde davalılar arasında organik bir ilişkinin bulunduğuna ilişkin yeterli bir verinin bulunmadığı, davalılar arasında organik bir bağın varlığı kabul edilmiş olsa dahi 4857 sayılı İş Yasası’nın 6. maddesi gereğince işyeri devri kuralları gerçekleşmediğinden yine her iki davalının farklı tüzelkişiliklere ait olması nedeniyle davalıların birlikte sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olamayacağı gerekçesiyle davalı ... Beton İnş. ve Mad. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, diğer davalı ... İşletmesi İnş. San. ve Tic. A.Ş. yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı ve davalı ... İşletmesi İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Mahkemece gerekçeli kararda yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin bölümün boş bırakılıp bu eksikliklerin tavzih adı altında düzeltilmesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305/2. maddesine aykırı ise de tavzih kararı temyiz edilmediğinden bu husus temyiz dışı bırakılmıştır.
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı ve davalı ... İşletmesi İnş. San. ve Tic. A.Ş. aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Davacı, davalılar arasında organik bağ bulunduğunu iddia ederek dava açmış, davalılar ise organik bağ iddiasını kabul etmemiş, mahkemece davalılar arasında organik bağ bulunmadığı sonucuna ulaşılarak karar vermiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile Dairemizce daha önce incelenen Bakırköy 32. İş Mahkemesi’nin 2013/694 E., 2016/41 K. sayılı kararı, Dairemizin 2016/12389 E., 2018/2889 K. sayılı kararı ile davalılar arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle bozulmuş, yine Dairemizce incelenen Bakırköy 5. İş Mahkemesi’nin 2013/669 E., 2014/455 K. sayılı kararında tespit edilen organik bağ hususunun Dairemizce de uygun görülmesi karşısında, davalılar arasında organik bağ bulunduğunun kabulü ile sonuca gitmek yerine yazılı gerekçe ile aksinin kabulü yerinde değildir.
4- 4857 sayılı İş Kanunu'nun 46'ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince, çalışılmayan hafta tatili günü için bir iş karşılığı olmaksızın işçinin ücreti tam olarak ödenir. Hafta tatilinde çalışan işçinin ücretinin nasıl hesaplanacağı yasalarda düzenlenmemiş ise de Dairemizce hafta tatilinde yapılan çalışmanın fazla çalışma sayılacağı, buna göre ücretin yüzde elli zamlı ödenmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir (Yargıtay 9.H.D. 23.5.1996 gün 1995/37960 E, 1996/11745 K.). Buna göre hafta tatilinde çalışılmışsa, çalışma karşılığı olmaksızın ödenmesi gereken bir yevmiye yanında, çalışmanın karşılığı da bir buçuk yevmiye olarak ödenmelidir.
Davacı hafta tatili alacağı talebinde bulunmuş Mahkemece 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak net 986,58 TL hafta tatili alacağına hükmedilmiştir. Ancak Mahkemece hükme esas alınan 02.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda maddi hata yapılmıştır. Örneğin 01.07.2013-25.12.2013 tarihleri arasında davacının 16,55 gün hafta tatilinde çalıştığı, ücretinin 2.658,96 TL olduğu, 293,44 TL hafta tatili alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Halbuki davacının günlük ücreti anılan tarihler arasında 88,63 TL olup, bu döneme ilişkin hafta tatili alacağı 16,55 x 88,63 x 1,5 = 2.200,28 TL olmalıdır.
5- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tahakkuk bulunan aylar tespit edilmiş, fazla mesai tahakkukunun fazla mesai saati belirtilmeden birbirini takip eden tahakkukların aynı miktarlarda olduğu, davacının eline geçen net ücret tutarının değişmediği, Yargıtay 9. H.D.’nin 2012/7635 E. ve 2014/13947 K. sayılı kararı mahiyetindeki tahakkukların fazla mesai hesabında mahsup edileceği belirtilerek hesaplama yapılmıştır.
Dosya içerisindeki bordrolar davacının imzasını havi olup, bir kısmında fazla mesai tahakkuku bulunmaktadır. Yukarıda yer verilen ilke kararında da açıklandığı üzere imzalı bordro ile fazla mesai tahakkuku bulunan ayların fazla mesai hesabından dışlanması gerekirken, imzalı bordrolarda belirtilen miktarların mahsubu hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy