MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı... emrinde 02.02.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, 31.12.2010 tarihinde iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ve genel tatil alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... Rektörlüğü vekili; kendilerinin değişik şirketlerden her yıl hizmet satın aldıklarını, idareye husumet yöneltilemeyeceğini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, asıl işverenin... olduğunu, davacının başka şirketlerde de çalıştığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ve genel tatil alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı HMK’nun 281. maddesinin 1. fıkrasında, bilirkişi raporuna itiraz hususunda “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.” hükmünü içermektedir.
6100 sayılı HMK’nun 177. maddesi ise ıslah ve ıslahın davanın karşı tarafına bildirimi hakkında “(1) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. (2) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.” hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi davalı alt işverene tebliğ edilmeden karar verilmiştir.
Bu durum 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” şeklinde ifade edilen “hukuki dinlenilme hakkının” ihlali niteliğindedir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 07/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.