MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmaksızın fesih edildiğini iddia ederek; iş sözleşmesinin feshinin geçersizliği ile işe iadesine ve sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının işyerinde, kendisine göre ast pozisyonunda olan çalışanları evinde ve yazlığında çalıştırdığını, bu çalışanları ve evine ait eşyaları şirkete ait araçla taşıdığını, evinde ve yazlığında çalıştırdığı işçilere işyerinde çalışmış gibi fazla mesai ücreti tahakkuk ettirdiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak; davalı işverenin tahakkuk ettirildiğini iddia ettiği fazla çalışma ücretlerinin ödendiğine dair herhangi bir kayıt sunulmadığı, işverene haklı fesih hakkı veren İş Kanunu’nun 25 ve 26. maddesinde düzenlenen haklı feshe imkan tanıyan olaydan itibaren, fesih tarihi itibariyle 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra iş sözleşmesinin feshedildiği, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçerli olmadığı menfaat sağlama hususu araştırıldığında ise, davacının yazlığında çalıştırdığı işçilere bu çalışmaları karşılığı ödemesi gereken ücreti şirkete fazla çalışma ücreti adı altında ödettiği ve bu şekilde menfaat sağladığı iddiasınında, davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçeleriyle;davanın kabulüne, davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının davalı işyerindeki konumunu kullanarak, davalı işyerinde çalışan bazı işçileri, işyerine ait bir kısım malzemeleri ve aracı kendi işinde işverenin haberi olmaksızın kullandığı açıktır. Bu durum tekbaşına, işverenden haksız maddi çıkar sağlandığını gösterir niteliktedir ve bu durumda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 26. maddesindeki, 1 yıllık hak düşürücü süre aranmaz. 6 işgünlük hak düşürücü süre ise, işverenin bu durumu öğrendiği ve lüzum eden tahkikatı bitirdiği andan itibaren başlar.
Somut olay bakımından, davalı işverenin feshe konu olayları öğrenmesi ve tahkikatı tamamlamasından sonra, fesih hakkını 6 işgünlük hak düşürücü süre içinde kullandığı da sabittir. Açıklanan nedenlerle, davalı işverenin iş akdini fesihte haklı olduğu anlaşıldığından davanın reddi yerine, kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
F) HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-) Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-) İş akdinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği anlaşıldığından davanın REDDİNE,
3-) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-) Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 170,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-) Davalı vekil ile temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.-) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 06.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy