MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili davacının davalı şirkete ait işyerinde 01/02/1998 tarihinde işe başladığını, 20/10/2009 tarihinde davalı tarafından işi bıraktırılarak işine son verildiğini, davalıya ait işyerinde 11 yıllık süre günde 12 saat asgari ücret üzerinden sigortalı işçi sıfatı ile müvekkilinin çalıştırıldığını, bu süre içinde insanüstü bir mesai sarfeden davacının hafta sonu, fazla mesai ve diğer tüm izinleri kullandırılmadığı gibi kendisine de herhangi bir bedel ödenmediğini, davalı şirkete iş koşullarının zorluğu müvekkilce defalarca söylenmesine rağmen iş koşulları iyileştirilmeyerek çalıştırılmaya devam edildiğini, koşulları beğenmiyorsa aynı koşullarda çalışacak bir sürü vatandaş olduğu söylenerek çalışma koşullarının işverenin vurdum duymaz tavrı ile daha da çekilmez hale geldiğini ve davacının daha fazla dayanamayarak işten ayrılmak zorunda bırakıldığını, kaldı ki 11 yılı aşkın bir süre davalı işyerinde çalışan davacının bu işe ihtiyacı olduğunu, tüm zorluklara rağmen uzunca bir süre bu şartlara katlanmış olmasının da kendi isteği ile işten ayrılmadığının bir göstergesi olduğunu, davalıya ... İcra Müdürlüğünün 2012/4059 esas sayılı dosyası ile kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta sonu tatilleri ve bayramları içeren ödeme emri gönderildiğini, davalının 10/01/2013 tarihinde ödeme emrine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini iddia ederek; ... İcra Müdürlüğünün 2012/4059 esas sayılı takip dosyasındaki borçlu itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kendiliğinden ve haklı neden olmadan işi bıraktığından ihbar ve kıdem tazminatı hakkı bulunmadığını, davacının iş koşullarının zorluğuna ve işverenden yardım istediğine dair iddia ve beyanlarının doğru olmadığını, davacının akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalıştığını, bu işin koşullarının belli olduğunu, davacının her yıl yasal sürede iznini kullandığını, bu nedenle ayrıca ücret istemeye hakkı olmadığını, davacının fazla mesai yapmadığını, hergün yasal süre olan 8 saat çalıştığını çalışmanın 3 vardiya şeklinde olduğunu, her bir pompacının günde 8 saat çalıştığını bu nedenle davacının fazla mesai ücreti istemeye hakkı olmadığını, davacının pazar günleri , dini ve milli bayramlarda çalışmadığını, davacının alacak belirli olmadığından icra inkar tazminatı talep etme hakkının da bulunmadığını, savunarak davanın reddi ile davacının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Bilirkişi tarafından davacının kıdem tazminatı 8.059,44 TL hesaplandığı halde 8.100,00 TL olan takibin tamamı bakımından itirazın iptaline karar verilmesi hatalıdır.
3-Davacının dinlettiği tanık Serdar davacı ile birlikte davalı işyerinde çalışmıştır. Davacının teyzesinin oğlu olması tek başına beyanına itibar edilmemesini gerektirmez. Davacı tanığı ...' ın beyanı ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek yapıldığı ispat edilen fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil alacakları bakımından taleplerin kabul yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
Ancak bozma sonrası yeni karar verilirken davacının davalı işyerinde 20.10.2009 tarihine kadar çalıştığı gözetilerek bilirkişinin bu süreyi aşan hesabının düzeltilmesi sağlanmalıdır.
4-Dairemiz uygulamasına göre itirazın iptali davasında alacak takipten fazla hesaplanmış ise ve davacı tarafından fazla hesaplanan miktar bakımından ıslah yapılmışsa dava takibe konu miktar bakımından itirazın iptali, aşan miktar bakımından ise tahsil amaçlı eda davası olarak görülüp karara bağlanmalıdır. Mahkemenin itirazın iptali davasında takip miktarından daha fazlasının talep edilemeyeceği şeklindeki kabulü yerinde değildir.
5-Takibin, kabul edilen alacaklar açısından hangi faiz türü ile devam edeceğinin hükümde belirtilmemesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.