MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 28/09/2002-20/08/2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde tezgahtar, montaj ustası, şoför olarak çalıştığını, SGK'dan aldığı yazıda 3600 gün prim ve 15 yıllık sigortalılık süresini doldurduğunun belirtildiğini, ... 5.Noterliği'nin 20/08/2013 tarih ve 10208 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş akdini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının asgari ücretle çalıştığını, ücretlerinin ödendiğini ve diğer iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 22/07/2013 tarihli sigortadan aldığı ve sigortalılık süresinin 17 yıl, prim ödeme gün sayısının 4181 gün olduğuna dair yazı gereğince emekli olarak ayrılma ve kıdem tazminatı talep etme hakkına sahip olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki olması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK’na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 298/2. maddesine göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece karar gerekçesinde fazla mesai alacağı yönünden 28.10.2015 tarihli ek bilirkişi raporunun birinci seçeneğinde yapılan hesaplamaya itibar edildiği (net 22.890,90 TL) açıklanmasına karşın, 24.02.2015 tarihli kök bilirkişi raporunun birinci seçeneğinde hesaplanan net 31.531,51 TL’lik fazla mesai alacağına göre hüküm kurulması suretiyle gerekçe-hüküm çelişkisine neden olunmuştur.
Sonuç olarak, hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişki yukarıda belirtilen YİBK. ve HMK’nun 298/2. maddesine aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalıların esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 12.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy