MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 01/06/2006-27/11/2015 tarihleri arasında ... Operasyon Uzmanı olarak çalıştığını, davalı işverenin davacının iş akdinin feshedildiğini sözlü olarak bildirdiğini, fesih nedeni olarak geçerli veya haklı bir neden ortaya koymadığını, davacıya çıkış esnasında kıdem-ihbar tazminatının ödenebilmesi için insan kaynakları görevlisinin söylediği sözleri yazılı şekilde vermesini, aksi takdirde ödeme yapılmayacağını belirtilmesi üzerine, davacı kıdem-ihbar tazminatının ödenmesi için içeriğini tam hatırlayamadığı ve kendisine dikte ettirilen sözleri yazarak işverene verdiğini ve sonrasında kıdem-ihbar tazminatı ödendiğini ileri sürerek; feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; iş akdinin davacı tarafından sona erdirildiğini, davacı işçinin şirkette çalıştığı sürede şirketin müşterilerinden komisyon almaya çalıştığını, müşterilerin şikayet etmesi üzerine durumun fark edildiğini ve kendisinden bu konuda açıklama beklendiğinde iş yerinden ayrılmayı tercih ettiğini, davacının yirmi yıla yakın bir süre müvekkil şirket bünyesinde çalışıyor olması sebebiyle eski çalışanına yardım etmek amaçlı olarak kıdem ve ihbar tazminatını ödediğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı işveren, davacının müşterilerden komisyon almaya çalıştığının öğrenilmesi üzerine kendisinden açıklama beklendiği sırada istifa ederek iş akdini sonlandırdığını savunmuştur.
Dosya içerisinde davacının isim ve imzasını taşıyan el yazısı istifa dilekçesi yer almaktadır.
Davacı işçi, işverenin iş akdini sözlü olarak feshettiğini ve tazminatlarının ödenmesi için dikte edilen sözleri yazmasını istediğini, tazminatlarını alabilmek için içeriğini tam olarak hatırlayamadığı ve kendisine dikte ettirilen sözleri yazdığını, sonrasında da tazminatlarının ödendiğini iddia etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde şirkete yapmış olduğu katkılarından dolayı davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini beyan etmiştir.
Yerel mahkemece, ilk celse deliller tam olarak toplanmaksızın karar verilmiş ve istifa dilekçesinin davacıya ait olduğunun davacı vekilince beyan edildiği gerekçesi ile davanın reddine hükmedilmiştir.
Davacı vekilince, müvekkilinin iş sözleşmesinin sözlü olarak feshedildiği, istifa dilekçesinin ise tazminatlarının ödenmeyeceği baskısı ile dikte ettirilerek yazdırıldığı iddia edilmiş olup, dinletecekleri tanıklar ile feshin haksız olarak yapıldığının ispatlanacağı dava dilekçesinde belirtilmiştir.
Davacı vekilince ilk celse tanık dinletme talebinde de bulunulmasına karşın, yerel mahkemece davacı tanıkları dinlenmemiş ve dosya karara çıkarılmıştır.
Taraflara ait deliller tam olarak toplanmaksızın, özellikle ispat hakkını kısıtlar şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Taraflara ait tüm deliler toplanmalı, tanıklar dinlenmeli ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler ile bir değerlendirmeye tabi tutularak, iş sözleşmesinin davacı istifası ile son bulup bulmadığı, istifa dilekçesinin baskı altında alınıp alınmadığı netleştirilmelidir.
Eksik araştırma ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.