MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25/10/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait özel halk otobüsünde şoför olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, asgari geçim indirimi, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 30.06.2009 - 06.08.2012 tarihleri arasında çalıştığını ve işten çıkarıldığını, günlük 8 saatten fazla çalışması olmadığını, haftalık izinlerini ve yıllık ücretli izinlerini kullandığını, ailesel problemler nedeniyle işini aksattığını, bunun sonucunda maddi hasarlı trafik kazalarına karıştığını, feshin haklı olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup kararı davalı taraf temyiz etmiştir. Dairemizin 2014/13522 E. 2015/25658 K. Ve 15.09.2015 tarihli ilamı ile "Mahkemece tefhim edilen hüküm özetinde 983,00 TL. olarak hükmedilen genel tatil alacağının gerekçeli kararda 2.305,00 TL. olarak hüküm altına alınması hüküm özeti ile gerekçeli karar arasında çelişki olup, salt bu aykırılık 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile HMK. nun 298/2. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir" gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Bozma sonrası Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacak şekilde sona erdiğinin davalı işveren tarafından ispat edilemediği, davacının hizmet süresinin ilk 1,5 yılında haftalık yasal 45 saat olan çalışma süresini 18 saat aşacak şekilde, tüm dönemde dini ve milli bayramlar da dahil olmak üzere haftanın 7 günü çalıştığı, ikinci 1,5 yılında ise haftalık 45 saati aşan çalışmasının bulunmadığı, bakiye 25 günlük yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığının davalı işveren tarafından yazılı ve eşdeğer belge ile ispatlanamadığı, asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiğinin davalı tarafından dosyaya sunulan imzalı bordrolarla ispatlandığı, gerekçesi ile, asgari geçim indirimi alacağı talebi red edilip, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağı kabul edilmiş diğer talepler ise kısmen hüküm altına alınmıştır.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma alacağı belirlenirken davalı tarafından sunulan çalışma çizelgeleri ile İETT tarafından gönderilen belgelerin uyumlu olmadığı gerekçesi ile bu çizelgeler dikkate alınmamıştır. Yine hafta tatili ve genel tatil ücreti hesabında yalnızca tanık beyanlarına itibar edilmiştir.
Davalı tarafça dosyaya ibraz edilen çalışma çizelgelerinin çalışma saattleri ile ilgili ayrıntılı kayıtlar içerdiği ve belgelerin davacı tarafça imzalandığı görülmekte olup Mahkamece kayıtların kapsadığı dönem itibariyle bu kayıtlara itibar edilip davacı alacakları buna göre belirlenmeli iken alacakların yazılı şekilde belirlenmesi hatalıdır.
3- İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen 2010 yılı Mayıs ayı ücret bordrosunda fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunduğu ve bordro bedelinin davacıya ödendiği anlaşılmakla, bu bordro döneminin hesaplamada dışlanması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
4- Davacının hak kazandığı yıllık izin ücreti hesabında brüt tutardan net tutar belirlenirken SGK primi ile işsizlik sigortası primi düşülmeden sadece damga ve gelir vergisinin düşülmeside hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.