MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 08.01.2002 tarihinde işe girdiğini, 08.30-22.30 arasında çalıştığını, ayda en az 2 Pazar günü, milli bayram ve genel tatillerde de çalıştığını, ücretli izin hakkını kullanmadığını, 21.09.2010 tarihinde hasta annesinin doktora götürülmesi için bir gün telefonda izin almasına rağmen işe gitmeyen davacının iş akdinin hiçbir haklı neden olmadan feshedildiğini, son ücretinin 920 TL olduğunu iddia ederek kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, izin ve milli bayram-genel tatil ücreti alacaklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 2002 yılında işe girdiğini, 27.05.2010 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, işten ayrılırken tüm işçilik alacaklarını aldığını ve şirketi İBRA ettiğini, daha sonra 04.06.2010 tarihinde yeniden işe girdiğini ve 21.09.2010 tarihinde ve sonrasında işe gelmediğini, iş akdinin bu şekilde sona erdiğini, davacının fazla çalışma iddiasının yerinde olmadığını ve bir insanın hatta bir işletmenin bu tempo ile çalışmasının mümkün olmadığını, çalışılan yerin zincirleme sistemle çalıştığını, üretimin her bir aşamasının başka bir birim tarafından yapıldığını, diğer işçiler paydos ettikten sonra davacı sabaha kadar işyerinde kalsa bile yapacağı bir iş olmadığını, asgari ücretle çalıştığını, iş sözleşmesi devamsızlık nedeniyle sona erdiğinden, ihbar tazminatı alacağı da doğmadığını, izin kullanmama, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil alacakları vs. iddialarının da asılsız olduğunu, davacının firmadan alacağı bulunmadığını savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline, fazlaya dair ve sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 01.02.2012 tarihli kararının, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.10.2014 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davanın kısmen kabulüne karar verilerek 660,24 TL brüt ihbar tazminatı, 276,16 TL yıllık izin ücreti, 9.641,78 TL brüt fazla mesai ücreti ve 517,79 TL brüt genel tatil ücreti olmak üzere toplam 11.095,97 TL alacağa hükmedilmiştir. Bu nedenle, yargılamada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi dikkate alınarak 1.800,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 2.378,84 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yer alan;
“-Davacı lehine 2.378,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklindeki paragrafın hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine;
“-Kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13/1. maddesine göre belirlenen 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” paragrafının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09/06/2016 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.