MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/11/2012 tarihinden itibaren davalı işyerinde güvenlik görevlisi olarak vardiyalı şekilde çalıştığını, davalının 2014 Mart ayında yeni bir hizmet sözleşmesi imzalatmak istediğini bu sözleşmeye göre maaşının düşürüldüğünü, vardiyaların 2 gece 2 gündüz 2 izin şeklinde dönüşümlü olarak 80.00-20.00/20.00-80.00 saatleri arasında olduğunu, gece vardiyasında yemek molası, çay molası, dinlenme olmamasından dolayı yapılan toplantıda işine gelenin çalışması, kabul etmeyenlerin işten ayrılmasının söylendiğini, Kartal 12. Noterliğinin 19.12.2014 tarihli ihtarnamesi ile iş akdini haklı olarak sona erdirdiğini iddia ederek, kıdem tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, fazla mesai, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, ücret farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 20.12.2014-23.12.2014 tarihleri arasında işe gelmediğini, kendisinden savunma talep edildiğini, iş akdini feshettiğine ilişkin beyanının 05.01.2015 tarihinde kendilerine ulaştığını, davacıya iş akdinin haklı nedenle feshedildiğine ilişkin ihtarname gönderildiğini, davacının taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, yılda 270 saati geçen bir fazla mesaisinin olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının ücretinin net 1.200,00 TL olmasına rağmen Mart 2014 tarihli ücret bordrosunda 1.028,57 TL ye düşürüldüğü, ancak davacının ücretinin düşürülmesine açık muvakati ve yazılı izni olmadığı, davacı tarafından iş akdinin ücretinin izni olmadan düşürülmesi ve bazı işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiği, bu nedenle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, haftalık 51 saat çalışma yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıya net 689,43 TL, brüt 964,35 TL fazla mesai alacağı ödendiği belirtilerek yapılan hesaplamadan mahsup edilmiştir.
Dosyada bulunan bordrolar incelendiğinde, çoğunluğunda davacının imzasının bulunduğu, davacının imzasının bulunduğu bir kısım bordrolarda fazla mesai tahakkuklarının yapıldığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca dosya kapsamından, davacının ücretinin 2014 Mart ayından itibaren net 1.200,00 TL’den net 1.028,57, TL’ye düşürüldüğü tespit edilmiştir.
Bu itibarla davacının ücretinin düşürüldüğü 2014 Mart ayına kadar olan bordrolarda, davacının imzası ve tahakkuk bulunan bordro dönemlerinin fazla mesai alacağı hesaplanırken dışlanması gerekirken, hesaplanan ücretten mahsubu hatalıdır.
2014 Mart ayından iş akdinin feshedildiği tarihe kadar olan imzalı bordrolarda ise davacının fazla çalışma tahakkuklarının düşük ücrete göre hesaplandığı gerçekte davacının daha yüksek ücretle çalıştığının dosya içeriğine göre sabit olduğu anlaşılmakla gerçek ücrete göre fazla çalışma ücreti hesaplanmalı tahakkuklarda geçen ödeme rakamları mahsup edilerek sonuca gidilmelidir.
Diğer taraftan banka kayıtlarının eksik olduğu, banka kayıtlarındaki miktarların bordroda yer alan miktarlardan daha fazla olduğu, ancak bu fazla ödemenin davacıya maaş dışında verilen avans ödemelerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki ilke kararında belirtildiği gibi imzasız bordroların karşılığının bankaya ödemesinin yapılması halinde mahsup cihetine gidilmesi, tahakkuk bulunmayan bordro dönemleri için tanık beyanlarına göre tespit edilen fazla çalışma süresi üzerinden hesaplama yapılması gerekir.
3- Davalı vekili tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan ödeme belgeleri değerlendirilmelidir. Belgelerin okunaklı suretlerinin getirtilerek davacı asilden ve gerekirse bankadan sorularak ödemelerin hükmedilen alacaklara etkisi araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
4- Dosyaya yargılama aşamasında sunulan 01.11.2012 tarihli hizmet akdinde fazla çalışmanın ücrete dahil olduğuna ilişkin hüküm olmadığı halde temyiz dilekçesi ekinde sunulan yine aynı tarihli sözleşmenin 3. bendinde fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu yazılıdır.
Mahkemece her iki sözleşme değerlendirilerek, hangi sözleşmenin geçerli olduğu saptanarak karar verilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.