MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 2008-2014 arasında davalı şirketin yurtdışı şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte net 3,40 USD/saat ücreti ile çalıştığını, davacının ısınma, barınma, temizlik, aydınlatma ve günde 3 öğün yemek ihtiyacının davalı işveren tarafından karşılandığını, iş sözleşmesi davalı tarafından sona erdirilen davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının şirkete ait şantiyelerde belirli projeler için belirli zamanlarda, dönemsel ve belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, davacının çalışmasının sürekli ve kesintisiz olmadığını, davacının proje bazlı belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışması nedeniyle iş sözleşmesinin projelerin sonlanması ile kendiliğinden sona erdiğini ve kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı için öngörülen yasal koşullarının oluşmadığını, bu nedenle feshin tek taraflı ve haksız olduğundan söz edilemeyeceğini, davacının saat ücreti ile çalıştığını, davacının yurtdışında çalıştığı dönem boyunca çalıştığı ülkenin mevzuatına tabi olduğunu ve davacının tüm haklarının çalıştığı ülke yasaları uyarınca davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacıya ait istifa dilekçesine itibar edilip edilmeyeceği ve bu bağlamda hesaba esas alınan hizmet süresi ihtilaf konusudur.
Davacı işçi davalıya ait yurtdışı şantiyelerinde 08/01/2008-11/07/2009, 30/09/2009-01/09/2012 ve 10/04/2013-07/05/2014 tarihleri arasında üç dönem halinde çalışmıştır.
Davacı işçiye ait olan 01/09/2012 tarihli istifa dilekçesinde işçi kendi isteğiyle ayrıldığını bildirmiş olup, dilekçenin altına yazılan "uygundur" şerhinin tarihi 16/08/2012'dir. Bu durumda istifa dilekçesinde yer alan tarihlerin çelişkili olduğu ve önceden alındığı izlenimi verdiği, bu nedenle istifa dilekçesine itibar edilemeyeceği gözden kaçırılarak davacının 30/09/2009-01/09/2012 tarihleri arasındaki hizmet süresinin istifa dilekçesine değer verilerek dışlanması hatalıdır.
3-Davalıya ait yurt dışı işyerinde çalışan davacının tazminatlarının belirlenmesine esas ücret taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı işçi ücretinin son aylık ücretin net 3,40 USD / saat olduğunu ileri sürmüş, davalı işveren 5,55 USD / saat ücretini savunmuştur. Bilahare davacı işçi cevaba cevap dilekçesinde ve duruşmada dava dilekçesinde hatalı yazılan ücretin gerçekte 5,55 USD / saat olduğunu bildirmiş, taleplerini de 5,55 USD / saat ücreti üzerinden yapılan hesap üzerinden arttırmıştır.
Bilirkişi hesap raporunda davacının iddia ettiği ücret ve davalının sunduğu kayıtlardaki ücrete göre seçenekli olarak hesaplama yapılmış, mahkemece 3,40 USD / saat ücreti üzerinden hesaplanan tazminatlar hüküm altına alınmış ise de, davacının dava dilekçesinde bildirdiği ücreti daha sonra düzelttiği, taraflar arasında ücret yönünden ihtilaf bulunmadığı gözden kaçırılarak, tazminatların 5,55 USD / saat ücreti yerine 3,40 USD / saat ücreti üzerinden hüküm altına alınması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Somut uyuşmazlıkta, davacının hizmet süresi sonu 07/05/2014 tarihi olup, 2014 yılı 5. aya ait imza içermeyen bordroda "ihbar tazminatı" adı altında 1.065,60 USD tahakkuk yapılmış, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bordro karşılığının davacıya ödendiği yönünden belge bulunmadığı gerekçesiyle mahsup yapılmaksızın karar verilmiştir.
Davalı işveren, bordro karşılığının davacının banka hesabına yatırıldığını savunmuş ve banka adı ve hesap numarası vermiştir. Mahkemece banka kayıtları celbedilerek, bordroda yer alan 1.065,60 USD tahakkuk bakımından sonuca etkili ödeme olup olmadığı irdelenerek sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 21/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.