MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı kısmi eda külli tespit talepli belirsiz alacak davası açmış, talebini 30/03/2015 harç tarihli talep artırım dilekçesi ile artırmış ancak ıslah ettiği miktara faiz yürütülmesini talep etmemiştir.
Mahkemece ıslah ile istenilen miktara faiz yürütülmemiştir.
Mahkemenin bu uygulaması Dairemizin "ıslah edilen miktarlar açısından faiz talep edilmemesi halinde ıslah ile artırılan miktarlara faiz yürütülemeyeceği " şeklindeki kökleşmiş içtihadına uygun ise de, karardan sonra bu konu ile ilgili olarak yapılan içtihadı birleştirme talebi üzerine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 2017/8 Esas sayılı dosyası üzerinden 24.05.2019 günü yapılan toplantıda;
“Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceği" yönünde karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı" hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı ıslah talebinde açıkça faiz istememiş olsa da dava dilekçesindeki faiz talebinin ıslaha konu miktar bakımından da talep yerine geçtiği anlaşılmakla kıdem tazminatının ıslah yolu ile artırılan miktar yönünden de fesih tarihinden itibaren faiz kararı verilmesi gerekirken artırılan miktarın faizsiz olarak hüküm altına alınması hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin tamamen çıkarılarak yerine, "8.876,28 TL kıdem tazminatının davacının emeklilik sebebi ile iş akdinin sona erdiği 03/06/2014 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcını isteği halinde davalıya iadesine, 23/06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.