MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş akdinin haksız yere feshedildiğini iddia ederek kıdem-ihbar tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram-genel tatil, ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinde haklı olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı işçi iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarını talep etmiştir. Mahkemece isteklerin kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuş ise de ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve ulusal bayram -genel tatil ücreti bakımından dosya içinde bulunan bilirkişi hesap raporlarında bulunmayan rakamlara göre isteklerle ilgili denetime elverişsiz şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya içinde birden fazla hesap raporu bulunmakta olup 29.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda 3 seçenekli hesaplama yapılmıştır. Mahkemece hangi raporun hangi seçeneğine göre karar verildiği açıklanmaksızın dosyadaki hesaplamalarla örtüşmeyen tazminat ve alacakların hüküm altına alınması hatalıdır. Karar bu yönüyle HMK'nın 297. maddesine aykırı olarak verilmiştir.
Öte yandan bilirkişi raporları denetime elverişli değildir. Örneğin fazla çalışma yönünden haftalık 7.5 saat fazla çalışmanın varlığı belirtildiği halde bazı dönemler için farklı seçeneklerde 0.5 saat, bazı dönemler için ise haftalık 7.5 saat hesaplama yapılmasının nedeni açıklanmamıştır. Raporda bu yönde herhangi bir açıklamaya yer verilmediği gibi mahkeme kararının gerekçesi ile hüküm fıkrası da somut uyuşmazlıkla alakalı değildir.
Mahkemece tarafların iddia ve savunmalarından hangisinin kabul edildiği açıklanmadan dosyaya sunulan delillerin red veya üstün tutulma nedenleri açıklanmaksızın, hangi gerekçe ile ve hangi bilirkişi raporunun hangi seçeneğinin hükme esas alındığı belirtilmeksizin denetime elverişsiz şekilde karar verilmesi hatalı olup hükmün bu yönüyle bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.